4 Ekim 2013 Cuma

telefon kapağı süsleme


ÖCE
     Özlem Cansu Ebru  kızlarım ve ben
     Öce, canım annemin ve canım babamın çocukluğumda ve halen arada sırada  kullandığı ismim. Bir yakınımızın çocuğunun Özlem yerine Öce deyişiyle kalmış hatırlarda. Ve bir gün kızlarımın isimleriyle benim ismimden  ÖCE  oluştuğunu fark ettiğimde yüzümde kocaman bir gülümseme oldu. Bu benim için farkında olmadan,  çocukluğumla çocuklarım arasında bir bağ kurdu. Öyle ki  sevgimizin olduğu gibi isimlerimizin de hayatımıza farklı bir anlam kattığına inandım. Bu farklılık bu anlam aslında üçümüzün bir olduğuydu. Biz evimizin her şeyi sevgili eşim, babamızı da bizden ayrı düşünemediğimiz için ailemizin ismini kendi aramızda  ÖCEV ( Özlem Cansu Ebru Vedat) olarak kullanıyoruz. Ancak bu bir anne kız bloğu olduğu için öce olarak adlandırdık.
    Her anne gibi; yavrularımı, onlarla bir şeyler yapmayı, birlikte vakit geçirmeyi çok seviyorum. Yemek yaparken , evi düzenlerken, örgü örerken ,dikiş dikerken, küçücük bir düğme dahi alırken onların fikrinin olmasını, dokunuşunun olmasını  çok seviyorum. Bütün bunlar hep  aramızda  bir sevgi ile gerçekleşiyor. Çoğunlukla aynı noktada buluşuyoruz. Farklı  şüncelerimiz olduğunda birbirimizi dinleyip ortak bir karara varıyoruz.
     Kızlarımla geçirdiğim her anı çok seviyorum ve onlarında benimle birlikte vakit geçirmeyi çok sevdiklerini biliyorum. Bu kıymetli zamanlarımızı kayıt altına almak, hatıralarda unutulup gitmesine izin vermemek için bu bloğu hazırlamaya karar verdik.
    Belki de bizim yaptıklarımız ( bizim de başka fikirlerden yaralandığımız gibi) bir başkasına fikir olur. Yaptığımız bir yemeğin tarifi bir başkasının sofrasında lezzet olur,  ördüğümüz bir hırka bir başkasının sırtını sıcacık tutan  bir model olur,  diktiğimiz bir çanta bir başkasının elinde şıklık olur, üst üste koyduğumuz iki taş, iki boncuk bir başkasının  evini  süslemesinde  değişikliğe sebep olur, kim bilir belki de bir  anneyle çocuğunun daha farklı zaman geçirmesine neden olur  diye bunları da paylaşmak istedik.
   İnşallah şimdiye kadar  olduğu gibi bundan sonra da ; elişlermizi, evişlermizi ,mutfak işlerimizi çok eğlenerek yaparız.
Başlıyoruz.
 Anne kız sevgisiyle…

      Bu gün bu sayfayı açışımın ilk günü. günler öncesinden hazırlamıştım ilk yayınımı. Oysa şimdi farklı bir şekilde başlamak istedim. Geçen akşam ve sabahı çok duygulandırdı beni güzellerim. Bu yazıyı da o duygularla yazdım. Her ne kadar yavrularımla benim aramızda özel olsa da paylaşmadan edemeyeceğim. Kim bilir belki de bizi anlatan daha iyi bir başlangıç olur.

KIYAMAM AYAKLARI ÜŞÜMÜŞ!...

      Kardeşlik böyle bir şey işte. Büyük kızım uyuyor, yorganı açılmış. Küçüğüm de ablasının ayaklarına dokunuyor üzerini örterken. Kıyamam ayakları üşümüş deyip uyuyan ablasına çorap giydiriyordu odalarına girdiğimde. İçim ağlamaklı oldu. Sarıldım.’Üşümesin ablam ‘dedi. Canım yavrum diye daha sıkı  sarıldım küçüğüme . Küçüğüm diyorum ama o artık büyümüş.

    Canım yavrularım benim, güzellerim. Annesinin güzelleri , güzellikleri.  Üşümesin ayaklarınız, elleriniz ,kalbiniz. Üşümesin sevginiz, üşümesin kardeşliğiniz. Hiçbir yeriniz üşümesin.Isıtın birbirinizi sevginizle, gönlünüzle ısıtın. Sıcacık olsun kardeşliğiniz. Sıcacık olsun sevginiz . Sıcacık olsun güveniniz. 

 Sevdiklerim , sevmeye , öpmeye,  koklamaya kıyamadıklarım, doyamadıklarım…

     Bu hatırayı yazdığımın sabahında namaz için kalkmıştım. Ezanın bitmesini beklerken koltukta oturduğum yerde uyuya kalmışım.  Brden üzerimde bir dokunuş hissettim. Büyük kızım güzeller güzeli Kirazçiçeğim seccademi almış omuzlarımı sarıyordu. ‘‘anneciğim üşüyeceksin’’. Uyanmış, beni görmüş, üzerimi örtüyor. te bu dedim. İşte benim kızlarım, benim büyüttüklerim, benim sevdiklerim. Uykudan açılmayan gözlerim  sevgiyle açıldı. Henüz abdest suyuyla ıslanmayan yanaklarım bir iki damla mutluluk gözyaşıyla ıslandı. Seviyorum sizi yavrularım, çok seviyorum…

Not: Ben güzellerime kendi aramızda  Kirazçiçeğim ve Gelinciğim diye hitap etmeyi seviyorum. Ebrum benim ilk anneliğim ilk baharın başlangıcı Kirazçiçeğim, Cansum ikinci annelik duygularım, yazın başlangıcı Gelinciğim.  Sayın Başbakanımızın söylemi gibi oldu ama ben bunu  onların bebekliğinden beri söylüyorum…
 

İlk el emeğim olarak bir kaç ay önce kapladığım telefon kapağımı göstermek istiyorum.

   Kızlarımla birlikte, çektiğimiz fotoğrafımızı çıkardık. Resmi seçip çıkarma aşamasından itibaren kızlarımın el emeğinden çok kahkahalarından yararlandım. Ben resmi yapıştıramayıp ya da verniğini ayarlayamayıp defalarca uğraştıkça onlarda –of anne ya diye benimle eğlendiler. Sonunda sağ olsun eşimin ufak dokunuşlarıyla güzel bir çalışma oldu.

   Yapım aşamalarına gelirsek kısaca şöyle anlatabilirim:

Fotoğrafımızı yazıcıdan A4 kağıdına uygun büyüklükte çıkardıktan sonra; kapağı  resmin üzerine koyup, kamera ve mikrofon yerlerini belirledim. Yarım santimetre kadar fazlalık bırakıp kestim.
Daha sonra en sevdiğim bölüm olan ve kızlarımın ödev kapaklarında sık sık yaptığı kağıt yakma işine geçtim. Aleve tutup istediğimiz şekli alınca üfleyerek söndürüyoruz.
 

 

Beyaz tutkal  (transfer tutkalı daha iyi olabilir)sürdüğüm kapağa yapıştırıp, kurumasını bekledim. Vernikledikten bir gün sonra kullanıma hazırdı.
 Benim zorlandığım kısım ilk başta fazla tutkal sürdüğüm için kağıdı yerleştirirken yırtılması oldu. Ayrıca kullandığım ilk vernik beyaz olduğundan hepimizin yüzü de bembeyaz göründü. Resim verniği kullanarak bu sorunu da hallettim. Biraz dikkatsizlikten dolayı birkaç defa tekrarlamak zorunda kaldım ama değdi sanırım.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 

 

4 yorum:

  1. Hayırlı uğurlu olsun ablaların en güzeli en merhametlisi...Kelimelerle en iyi şekilde ifade etmişsin anne kız sevgisini.Anne kız olarak yaptığınız güzel,eğlenceli çalışmaları sabırsızlıkla bekliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımsın sen benim. teşekkür ederim güzel sözlerin için, teşekkür ederim güzel duyguların için , teşekkür ederim bizim olduğun için. inşallah daha güzelleri Durum' la sana nasip olur.

      Sil
    2. merhabalar/ blogunu cok guzel. izlemeye aldim. bende beklerimmm/ azerimisin?

      Sil
    3. hoş geldiniz aynur hanım. ben de hemen sizin bloğunuza geliyorum, azeri değilim, trakyalıyım. sevgiler...

      Sil