nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

27 Kasım 2013 Çarşamba

kaşıklıktan kalemlik




                                      



                                  KAŞIKLIKTAN KALEMLiĞE
   Yılardır bir blog açma isteğim vardı.Bu nedenle de yaptığım bazı işleri birkaç yıldır fotoğraflamaya çalıştım hep. Sağ olsun eşim resimler arasında bir tarama yapıp bazılarını çıkardı. Fotoğraflarımızı bilgisayardan dvd ye aktarmıştık. Onlarca olmuşlar. Yalnız uzun bir süre bekleyen dvd lerde bozulma oluyormuş. İyi ki eşim kopyalarken tedbir olsun diyerek hepsinden çift kopyalamış ki resimlerimizi kurtarabildik. Yoksa özenle sakladığımız hatıralarımız kendiliğinden yok olacakmış. Bu vesile ile  hepsini tekrar bilgisayarımıza aktardık ve İnşeAllah en kısa zamanda harici hard disk alıp daha iyi bir şekilde saklamayı planlıyoruz. Burada buna değinmek istedim bizim gibi dvd de resim saklayarak, resimlerinin güvende olduğunu düşünenler varsa bir gözden geçirsinler diye.
   Gelelim 4 yıl kadar önce yaptığım kalemliğe. Bu kalemliği bozulan bulaşık makinemin kaşıklığından yaptım. Eski makinemin kaşıklığını ayırıp mutfakta bir yerde kullanırım diye düşünürken, güzellerimin kendi odalarında bir yerlerde kullanmak istemesiyle kalemlik oluverdi. Çok ta iyi oldu. Her bölümüne ayrı ayrı yerleştirdiğimiz;  boya, tükenmez, çıkmaz, kurşun kalemler, makaslar çok düzenli oldu. Hepsi bir arada ve ayrı ayrı durunca da masa da daha düzenli görünüyor.


 Kaşıklığın etrafını önce kartonlarla kapladım düz bir zemin elde etmek için. İlk önce yapışkanlı kağıtla kaplamıştım ama böyle pek beğenmedim. Daha sonra da halı kaydırmaz la kaplayıp, dantel ve pon ponlarla süsledim.









                                                 

                                                 

                                                 

                                                
                                            
                                                

                                                



















































25 Kasım 2013 Pazartesi

salçalı bıldırcın yumurtası





   Özledik ailece kahvaltı yapmayı. Yaklaşık bir aydır bir arada kahvaltı sofrasına oturamadık. Belki de sık sık birlikte kahvaltı yapamamanın verdiği duyguyla kahvaltının bizim için yeri ayrıdır. Baktık en yakın kahvaltımıza bir hafta daha var. Biz de akşam yemeğimizi kahvaltıya çevirdik bu hafta sonu.
    Son günlerde sıkça adı geçen, faydaları anlatmakla bitmeyen, bıldırcın yumurtasından yaptım. Birkaç gündür güzellerimin kahvaltısından yumurta eksik olmuyor. Daha önceleri bir sabah yenirse, ertesi gün asla yenmeyecek kadar sevilmeyen yumurta son günlerde sık sık ve sevilerek sofralarımıza geliyor. Salçalı soslu makarnayı çok sever benim yavrularım. Ondan esinlenerek yaptığım bu yumurta kapama tarifi çok beğenildi. Akşam da ilk defa bıldırcın yumurtası ile yaptım. Bir lokmalık bir şey olduğu için pek bir şey anlamadık. Ama tavuk yumurtası ile gerçekten çok lezzetli oluyor.
   Bir miktar tere yağı ile bir miktar sıvı yağ karıştırıp, yağ eridikten sonra kırmızı biber ve domates salçası karışımından bir kaşık kadar koydum.( Ben yemeklik salça alırken kırmızı biber ve domates salçası karışık olanlardan alıyorum, yemekler daha lezzetli oluyor gibi geliyor.) salçanın kokusu hafif çıktığında; haşlanmış bıldırcın yumurtasını bütün şekilde salçanın içine koyup birkaç dakika karıştırarak kaynatıyorum.  Karabiber ve kekik ile lezzetlendiriyorum.

















 Tavuk yumurtasını ise  haşladıktan sonra ikiye bölüp tuzlayıp sarısı altta kalacak şekilde salçanın içine koyup birkaç dakika kaynatıyorum. Üzerlerine de kaşıkla salça yağ karışımından yaydırıyorum. Karabiber ve kekik ile lezzetlendiriyorum.




                                                       Bereketi bol olsun

22 Kasım 2013 Cuma

ÖĞRETMENLER GÜNÜ


   Sevgili Peygamberimiz(s.) bir gün evinden çıkıp, mescide girdiğinde orada halka oluşturmuş iki topluluk gördü. Bir halkadakiler Kur’an okuyor ve Allah’a dua ediyorlardı. Diğerleri ise ilmi konuları müzakere ediyorlardı. Peygamber efendimiz(s.) onlara bakıp: “Bunların her biri hayırlı birer iş üzerindedirler. Bunlar Kur’an okuyup, Allah’a dua ediyorlar; Allah dileklerini isterse verir, istemezse vermez. Ötekiler de ilim öğreniyorlar ve bilmeyenlere de öğretiyorlar. Bunların yaptığı iş daha hayırlıdır.   Şüphesiz ben, muallim olarak gönderildim, dedi ve ilim meclisinde olanların yanına oturdu.”






   Bu gün Gelinciğimin sınıfında öğretmenler günü için bir kutlama hazırlandı. Herkes elinden geldiğince tatlı tuzlu bir şeyler yaparak güzel güzel hazırlıklarla okula gitti. Biz de bu tatlıları hazırladık.
 Baktım okul bahçesinde bir çok çocuğun elinde de bir şeyler var. Diğer sınıflarda da böyle bir hazırlık olduğunu fark ettim. Asıl fark ettiğim ise paketlerden çok gözlerindeki sevgiydi.
   İnsan hep kendi çocuklarıyla daha yoğun ilgilenince bazen başka gözlerdeki heyecanı göremiyor. Akşamdan beri acaba öğretmenime  ne söylesem nasıl sarılsam, nasıl kutlasam diye heyecanlanan yavrularımın heyecanını bu gün başka gözlerde de gördüm.
   Nasıl heyecan olmasın, nasıl sevgi olmasın? Daha küçücük ellerimiz kalem tutmayı bilmezken o sevgi dolu öğretmenlerimizin sıcacık elleri bize o kalemi kavramayı öğretti. Elinin sıcaklığı kalbimize öyle bir aktı ki hangimiz ilk öğretmenimizi unuttuk, unutabildik. Sonra büyüdük, daha bir çok öğretmen girdi hayatımıza hep hatırladığımız.
   Şimdi bakıyorum yavrularıma bütün öğretmenlerini çok seviyorlar.  İkisi de ortaokul öğrencisi, her dersin ayrı öğretmenleri var tabi ki. Ayrı ayrı öğreten, ayrı ayrı sevilen, aynı değerli öğretmenler. O değer ki öğrenmenin, öğretmenin  tek nasip olduğu canlılarız bu dünyada. Yüce Yaradanımız  bir çok canlıya içgüdüsel hareket etme yeteneği vermişken bizleri ayrıcalıklı tutmuş; okuyan, yazan, düşünen varlıklar olarak yaratmış şükürler olsun.
Bu ayrıcalıkların içerisinde de öğretenler olarak öğretmenlerimiz her zaman toplumlarda  farklı bir yeri, haklı olarak hak etmişlerdir. Allahımızın bize en büyük öğretici olarak gönderdiği Peygamber Efendimizdir. Öğrenmek, öğretmek insanın yaşam şartlarındandır.
   Okuldaki öğretmenlerimizin olduğu gibi hayatta da iyi insan olmayı, iyi işler yapmayı öğreten öğretmenler her zaman vardır. İş hayatında, aile hayatında, ibadet hayatında her zaman yol göstericilere ihtiyaç duyarız. İyiyi öğreten, iyi niyetle öğreten öğretmenlerimize saygının,sevginin değerin en  güzelleriyle her gün, her yerde yaklaşmalıyız.
   Tüm hayatımızın öğretmeni Hazreti Muhammet Mustafa Peygamber efendimizin,  öğretmenlerimizin de öğretmeni Atatürkümüzün, canım babamın, tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü şimdiden kutluyorum; selam, sevgi ve saygılarımla…


Tatlımızın yapılışını daha önce pastadan dondurma tarifimde yazmıştım. O yazımda da belirttiğim gibi aynı tarifi değişik sunumlarla sevis yapmayı seviyorum.
Burada servis ederken de önce çelik fırın tepsimi renkli peçetelerle kapladık Cansuyumla beraber. Kağıt servis kağıdını yerleştirerek kabımızı hazırladık. Cup cake kalıplarına da birer kaşık pasta koyup, havuç ve çikolata ile  süsledik. yazıcıdan çıkardığığm, ‘’ Öğretmenler Gününüz Kutlu’’ olsun yazılarını kesip kürdana yapıştırıp üzerlerine yerleştirdik.

 T




                                                     Hayırlı cumalar
                                         Hayırlı hafta sonları diliyorum…

21 Kasım 2013 Perşembe

kuruyan güzellikler -2







    Sonbaharın son nimetleri yine evimizde yerini buldu. Son zamanlarda güzellerim her zamankinden daha yoğun. Malum tüm okullarda olduğu gibi benim güzellerimin de okulunda sınav günleri idi, geçtiğimiz günler. Çok yoruluyorlar ve gergin oluyorlar.  Kısıtlı zamanlarında ise ödevlerinin, sınav hazırlıklarının yanında dinlenmeleri de gerekiyor.

   Onların daha iyi zaman geçirmeleri için çaba gösteriyorum. Hem yorgunlukları gitsin, hem de eğlenerek dinlensinler diye onlara küçük küçük ugraşlar buluyorum. Bazen bir çorbayı karıştırmak, bazen güzel bir masa hazırlamak, bazen kurabiye, börek yapmak ya da böyle işlerle uğraşmak onları çok mutlu ediyor. Günde sadece yarım saat bile farklı bir şeye zaman ayırmak çocuklarıma enerji veriyor.

   Güzellerimle birlikte yaptığımız güzellikleri görmeye gelince; bu hafta sonu böyle güzel bir tablo yaptık. Okuldan dönerken topladığımız yaprakları, biraz içlerinden gelerek, biraz da internetten yararlanarak, evimizde fazladan bulunan bir raf tahatası üzerine yapıştırarak böyle güzel bir hale getirdik. 

   Kınnap ipiyle kapımızın girişine astık ve bize hoş geldin demelerini bekliyoruz; kelebeğimizin, kuşlarımızın ve tırtılımızın…








































Fotografaları Gelinciğim ile birlikte çektik. Bir el feneri ışıgı ile kendimizce farklı bir görsellik kattık.