24 Mart 2014 Pazartesi

Cepli sandviç ekmeği










   Çok sevdim bu tarifi. Hem yapımı kolay,  hem sunumu oldukça şık.
    Çocukların seveceği türden bir görselliği var. Ben tarifine uygun olarak domates, peynir ve yeşilliklerle içini doldurdum ama köfte, kızarmış patates ve birkaç yeşillikle de servis edilebilir.
Cahide hanımın sayfasında sevgili Hasret paylaşmıştı birkaç ay önce. Daha birkaç yerde gördüm ama bu daha çok hoşuma gitti. Bazılarında yağlı kağıt yerine margarin sürülüyordu. Katları yapışır mı acaba diye kağıtlı olanı yapmayı tercih ettim. Hamuru da çok güzel oldu. Siz kendi hamur tarifinizle de yapabilirsiniz ama bunu tavsiye ederim.
Malzemeler:
6 bardak un
3 çay bardağı ılık süt
1 çay bardağı sıvı yağ
3 yumurta ( birinin sarısı üzeri için ayrılacak )
1 paket ınstant kuru maya (10 gr. )
1 kaşık toz şeker
 2 çay kaşık tuz
Yapılışı:
Kuru maya,un ve şeker karıştırılır, diğer malzemelerde katılıp yumuşak bir hamur yorulur. Bir saat kadar kabarması için ılık bir ortamda bekletilir.
Yumurta büyüklüğünde parçalar koparılarak el ile küçük bir tabak büyüklüğünde (15 – 16 cm. çapında) açılır. Hamuru açarken eli arada bir sıvı yağa batırmak iyi olur. Yarısını kaplayacak şekilde bir parça yağlı kağıt konup katlanır, yine mamurun yarısını kaplayacak şekilde bir parça yağlı kağıt konup, tekrar katlanır. Yumurta sarısı sürülüp yarım saat daha bekletilir ve 200 derece sıcaklıktaki fırında pişirilir.
Hamurları bu şekilde katladığımızda üç tane bölme elde ediyoruz. Sandviç ekmeklerimiz pişip, ılık hale gelince  kağıtlarını çıkarıp ki çok kolay çıkıyor ; üç katını da farklı yiyeceklerle dolduruyoruz.  


                                           
                                           



                                         






                                                           Bereketi bol olsun...






21 Mart 2014 Cuma

örgü sepeti


                                  

    Yine eski çalışmalarımdan bir paylaşım yapmak istiyorum. Baharın etkisiyle mi nedir bilmem bir durgunluk var üzerimde, pek yeni bir şeyler yapamıyorum bu günlerde. İyi ki yılların biriktirdikleri var da bloğuma yazacak bir şeyler bulabiliyorum. Kendimi biraz toparlayıp yeni işlere başlamam gerek artık.
  Üç dört yıl kadar oluyor bu örgü sepetimi yapalı. Boş bir boya kutusu aslında sepet dediğim. 




Büyük bir kumaşın tam ortasına koydum kutuyu önce. Kenarda kalan tüm kumaşı ortaya doğru toplayarak kutunun içinde (tabanda )birleştirdim.  Sıcak silikonla yapıştırarak sabitledim. Üzerine çekmece içlerine konan plastik kağıtlardan uygun ölçüde kesip yapıştırdım ki tabanda güzel bir görüntü oluştursun.








 Sapını da yine aynı kumaştan sararak birleşim yerlerini diktim. Sepetimin etrafını halı kaydırmazla sardım. (ben bu halı kaydırmazları üretim amacı dışında birçok yerde kullanıyorum. ) 







Bir parça tülden yaptığım yakma gül, boncuk ve kurdelelerle süsledim.



   İçinde ki örgüm de cansuyumun birkaç yıl önceki yıl sonu gösterisinden kalanlar. Beyaz bir güvercini canlandırıyordu küçük gelinciğim. İki büyük mukavvayı uygun şekilde kesip, bu sakallı iple sararak kanat yapmıştım kostümüne.

   Sonrada iplerinden bir paspas örmeye başladım ama öyle kalmış bir yerlerde. Bu gün tekrar bulup çıkardım devam ederim belki.



                                                   Hayırlı Cumalar diliyorum…

18 Mart 2014 Salı

tepsi süsleme

                                                                                                                                                                                

                                Hayırlı günler sevgili arkadaşlarım,
      Çanakkale şehitlerimizi, gazilerimizi,  attığımız her özgür adımda emeği geçen tüm şehit ve gazilerimizi dua ve saygıyla anıyorum…
   Bu gün size yıllar önce yaptığım bir tepsiyi göstermek istiyorum. Bu suni deri kaplama tepsiyi çok beğenerek almıştım ama biraz büyük almışım, değiştirmekte istemedim. Zaten servislerimi güzel bir şekilde yapmayı sevdiğim için, tepsimi de süslemek iyi olur diye düşündüm.
   Gelinlik malzemeleri satan bir yerden aldığım çiçekleri kullandım. (Sanki başka yerde hiç çiçek yokmuş gibi.) Geçerken gördüm, çok zarif göründüler gözüme, aslında bu tepsi için de almamıştım ya çok beğendim ve bir yerlerde kullanırım nasılsa diye aldım ve sonuç.
   Yıllardır da çok severek kullanıyorum, biraz kabarmalar olmaya başladı iyice bozulmadan paylaşmak istedim, belki fikir olur diye.






                          İki küçük çam kozalağını da çiçeklerimin arasına sıcak silikonla yapıştırdım.






















10 Mart 2014 Pazartesi

model olsun diye


                                                       

                                           Güzel bir hafta olması dileklerimle…
   Elimde sadece model olması açısından yaptığım bir örneği paylaşmak istiyorum. byhaafnerblogspot ta görmüştüm ve ben de rengarenk bir battaniye örerim diye niyet ettim ama bu ara pek zaman bulamadığımdan küçük bir iki parça örüp hem hevesimi alayım hem de elimde bir modelim olsun istedim.
   Çok kolay örülen bir model, hele de çiçekleri tonlarına dikkat edilerek, birkaç renkten yapıldığında çok güzel oluyor.

     Büyük parça artık, tutacak mı olur, yanına birkaç tane daha örülüp servis mi olur karar veremedim. Fincan sarıcımı ise tamamen özenti olarak yaptım.
    Eskiden çay bardaklarına, gaz lambalarına, çaydanlık üzerlerine, fırın üstlerine örülürdü de “ modern hayatın”  içinde “ ay ona da mı örtü örülürmüş “ diye bakardık. Şimdi yabancı bloglarda ,  fincanlara, çaydanlıklara, hatta yumurtalara bile bir örtü örülünce hayran hayran izleyip, sanki ilk defa görüyormuş gibi bizde peşlerinden gidiyoruz. Eminim o çok eleştirdiğimiz televizyon örtülerini bile büyük blogerlardan biri örüp, şöyle kocaman bir plazmanın üstüne örtse , yapmayanımız kalmaz. Hiç kimse darılmasın, gücenmesin ama iyice özenti toplumu olduk. Özenti özenti diye,  kızlarım bazen bir şeyleri aynı olduğunda birbirlerini kızdırıyorlar. Benim de bu sabah dilime dolandı. Özenti, özenti…












   Çayımıza eşlik edenlerse Havva Peynirci Hanımın kaşnik ekmeği ve Eminece tariflerin portakallı lokumu.  Tarifler için tekrar teşekkürler.

















Elmalı tartımın üzerindeki limon kabuğundan gülüm çok güzel bir şekilde kurudu ve güzel bir süs oldu.




8 Mart 2014 Cumartesi

Dünya Kadınlar Günü



                                               8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

 İnanıyorum ki her hayatın, kim olursa olsun, kralların bile bir kadın bedeninde can bulduğu zaman zaman unutulmasaydı dünya daha yaşanılası bir yer olurdu.
Böyle özel günlerin (ticarete dökülmeden) sadece sevgiyle kutlanılması dileğimle...
                                      8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun…





   İyi ki kadınım, iyi ki anneyim, iyi ki iki kızım var. Değer görmeyi, değer vermeyi, sevmeyi sevilmeyi, anne olmayı, eşimin eşi olmayı, kadın olmayı seviyorum. Kadınlar günüm kutlu olsun.


7 Mart 2014 Cuma

elmalı tart- güz gülleri


Evs İbni Evs (ra)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür Bu sebeple o gün bana çokca salâtü selâm getiriniz; zira sizin salâtü selâmlarınız bana sunulur ” 
                                   "Allahümme salli ala seyyidina Muhammed"  

                                                                                                                                                                       

Mübarek Cuma günümüzün hayırlı olması, evimizin, gönlümüzün huzurla dolması, sağlığımızın yerinde olması, hastalarımızın şifa bulması, sofralarımızın bereket dolması, yavrularımızın, eşlerimizin, kendimizin bütün işlerimizin; doğru bir şekilde başarıyla gerçekleşmesi için dua ederek başlamak istiyorum bu gün. Amin.

                                                            Güz gülleri
   Dün poğaça yaparken, elma mevsimi yavaş yavaş geçmeden bir elmalı tart yapayım istedim. Bizim evimizde elmalı tarifler genellikle kurabiye şeklinde sevilir. Yorumu da zaten “görüntüsü güzel ama keşke kurabiye olsaydı “diye oldu. Olsun ben yine de çok eğlendim yaparken, adeta hamurcuk oynadım. Aslında süsleme işlerini kızlar çok sever ama bu onlara sürpriz oldu.
   Birkaç denemeden sonra bu şekil çıktı ortaya. Taktım bir kere üzerini çiçeklendirip bir bahar dalı yapmaya. Biraz uğraştım ve sonunda baktım elma kabuklarından gül, hamurdansa daha iyi duruyor, hatta ilk anda aklıma dal olarak kuru bir dal parçası koymak geldi, dur dedim abartma o kadar da değil, kuru dal sevgisi. Bir parça hamuru kakaoyla yoğurup dal şekli verdim. Zaten Cansuyumda annesini tanıyor ya “gerçek dal mı onlar? “ diye sordu.

   Masanın ortasında çok güzel bir görüntü oluşturdu. Poğaçalarıma da kıtır olsun diye sirke katmasaymışım, çok güzel olacakmış ama neyse. Yine de güzel bir çay keyfiydi.

Malzemeler:
2 yumurta
125gr margarin
1 çay bardağı toz şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Aldığı kadar un
3 – 4 tane elma
Elmaların ve 1 limonun kabuğu gül yapmak için
tarçın
Yapılışı:
Tüm malzemeleri yoğurup, 4 / 1’ ni ayırdım. Büyük parçadan da çok az bir miktar kakao ile karıştırıp dal yapmak için ayırdım. Borcama yayıp, rendeleyerek tarçın kattığım elmaları çiğ olarak hamurun üzerine yaydım. Geriye kalan küçük hamur parçasını da merdane ile açıp üstüne serdim ve süsledim.














                                                          Nane dalları ve pudra şekeri ile renklendirdim



kurumuş gül yapraklarını andıran görüntüsüyle adını güz gülleri koydum