27 Şubat 2015 Cuma

Mart İpliği

               

                      


Merhabalar, hayırlı Cumalar dilerim…
Geçen yıldan hatırlıyorsunuzdur, Mart İpliği’ni. Çook uzun yıllar öncesine dayanan bir gelenek,bir eğlence diye bahsetmiştim ve bizim bildiğimiz şekli ile örneklerini göstermiştim. Bu yıl da Bulgaristan ‘da uygulanan modellerine birkaç örnek hazırladım ve bilmeyenler ya da daha önce bloğumda okumayan arkadaşlarım için geçen yıl yazdığım yazıyı aynen  paylaşıyorum.  Yine de isterseniz  geçen yıl 26 şubat tarihli yayınımı diğer fotoğraflarımla birlikte  buradan okuyabilirsiniz.

 Mart İpliği  -  Marteniçka
      Hiç aklıma gelmezdi annem küçücük bileklerimize iplikleri dolarken bunun yüzyılları aşkın bir gelenek olabileceği. Sanırdım ki anneannem oyun olsun diye annemlere takarmış, annem de bize. Sanırdım ki o uzun kış gecelerinin eğlencelerinden bir anı. “  Mart karasını atmasın derdi annem, mart ipliğini takmazsak bu yaz çok güneş alırsınız kara kız olursunuz sonra. “ rengi de kırmızı beyaz  olmalı  sağlıklı, kanlı canlı olmak için. Tabi biz şimdi rengarenk yapıyoruz ya. Şubat ayının son akşamı takılır, mart ayının son akşamı çıkarılır . Mutlaka mart ayı bu iplerle karşılanır, unutursak o akşam  "artık mart karasını attı , takılmaz. "derdi annem. Ne çok üzülürdük. Tabi biz  üzülünce  kıyamaz  yapıp takardı ama işe yaramazdı, bir kere mart karasını atmıştı.  O zamanlar köylerde kara olmak hiç istenmeyen bir durum. Hatta tarlada çalışan kadınlar yüzlerini öyle bir sararlar ki o sıcağın altında bir tek gözleri görünür.  İşte böyle sanırdım ben bizim mart ipliği hikayemizi. Bir bakıma güneş ışıklarını bağlardık bizi karartmasın diye.
   Ben de kızlarım doğduğundan beri her yıl şubat ayının son akşamı yaparım, mart iplerini takarım kızlarımın kollarına. İlk mart ipliklerini bile saklarım hala hatıra kutularında. O denli bağlıyım yani geleneklerimize. Geçen yıl sınıfta arkadaşları özenmişti Cansuyumun ipliğine, birkaç makara alıp göndermiştim okula, tenefüslerde bütün kızlara ip yapmıştı kızçem.
   Birkaç yıl önce Sevim Anne ile bir sohbetimiz sırasında onunda mart ipliklerini bildiğini fark ettim ve çok şaşırdım. Kendisi kayınbabamın ikinci eşi ve Bulgaristanda yaşıyorlar. Onların da mart ipliği yaptıklarını söyledi. Hatta onların ki öyle bileğe takılan küçük ip parçalarını geçmiş, adeta bir festival, bir şölen havasında özel günler olarak kutlanırmış. Çeşit çeşit bebekler, süsler püsküller yaparlarmış, ipliklerle. Çantalarına, kıyafetlerine, saçlarına, yakalarına takarlarmış. Adına da Marteniçka denirmiş.  Sergilenir, en güzel mart ipliği yarışmaları olurmuş. Rengi mutlaka kırmızı beyaz olmalıymış. Tıpkı bizim ki gibi. Kırmızı yılın sağlıkla geçmesini, beyaz saadeti temsil edermiş. Leylek görülünceye kadar takılırmış. Leyleği görünce bir dilek tutulur, çıkarılıp büyükçe bir taşın altına saklanırmış. Dilek tutsun diye.
 O kadar çok şaşırdım ki sadece bizim köyümüze ait bir gelenek sanırken ben bunu,  neler öğrendim.  Aa… sonra düşündüm, benim köyümün, ninelerimin, dedelerimin kökü Bulgaristan’a dayanıyor. 1800 ‘lü yılların sonu, 1900 ‘lü yılların başı Trakyaya göç yılları Bulgaristan topraklarından. Demek ki benim büyük ninelerim oralardan gelirken çıkınlarının arsında mart ipliklerini de getirmişler. Bırakmamışlar oradaki yaşanmışlıkları. Amacı değişmiş, ( ya da onlar öyle yapıyormuş) mart karartmasın diye takılmış buralarda ama  bu geleneği bize onlarca yıl sonrasına taşımışlar.

   Tabi burada hiç kimse yanlış anlamasın, ben öyle ip bağlamak ya da dilek tutmak gibi batıl inançları olan bir değilim. Dileğimi de isteğimi de Yüce Yaradanımdan isterim dualarımla. Ancak burada paylaşmak istediğim bir gelenek, bir eğlence. Daha az bilinen ya da unutulan yıllar öncesine ait kim bilir neler var. Bildiklerimizi, öğrendiklerimizi paylaşırsak, çocuklarımıza öğretirsek geçmişimizle atalarımızla bağımız hiç kopmaz diye düşünüyorum. Alt tarafı bir ip denebilir, evet çok basit bir şey ama basit olduğu kadar da önemli bir şey. O küçük ip parçası değil beni kendi çocukluğuma, annemin çocukluğuna taa hiç tanımadığım ninelerimin çocukluğuna götürüyor. Bir an için bile olsa zamanın yaşanmışlıklarını canlandırıyor.
   Daha sonra kısa bir araştırma yaptığımda gördüm ki; yüzyıllar öncesine dayanan bir Bulgar Mitoloji geleneğiymiş. Anlatılan  rivayetlerden birine göre M.S. 7. yüzyıla kadar uzanıyormuş hikayesi. Toros Türkmenlerinde, Romanya da, Yunanistan da benzer şekillerde yapılıyormuş, bir çeşit baharı karşılama şekli olarak.


Rivayetlerden birine göre ise;

   Eski zamanların birinde Bulgar erkekleri savaşa giderler. Geride bıraktıkları da “ savaşı kazanırsanız, bir kuşun ayağına beyaz ip, kaybederseniz siyah ip bağlayın gönderin derler. Gel zaman git zaman kuş ayağında kana bulanmış beyaz bir ip parçası ile gelir. Bunu görenler de savaşın kazanıldığını ama çok kan döküldüğünü anlarlar.
Özellikleri:
Mart ipliği kesinlikle kırmızı beyaz olmalıdır.
 El yapımıdır. 
Satılamaz ,  hediye edilebilir.
Mart ayı başlamadan takılmalıdır.
   Ayrıca mart ipliği geleneğini çok güzel bir şekilde açıklamış olan Nigar Sargın Hanımın yazısını isterseniz buradan okuyabilirsiniz. Marteniçka  yazarak ta görsellere girdiğimizde çeşit çeşit ipler karşılıyor bizleri. 
                                                                      

                  

            Bulgaristan 'da; ağaçlar, kıyafetler, saçlar, çantalar bu ve buna benzer                                                         güzelliklerle süsleniyormuş mart ayında.. 
                


                         Bu sabah Cansuyumun kabanına taktık bebek olanlarından.










      Hani demiştim ya tarlamı anlatırken "Ebrumun çekirdekten yetiştirdiği limona,
 dayanak olsun diye köküne sapladığım incir dalı yeşerdi" işte o incir dalı da süslendi mart ipliğiyle.









    Sizin henüz bilmediğiniz bir köşe hazırladım kendime, o köşem de nasibini aldı mart ipliğinden.







                  Bizim bildiğimiz mart ipliği de bu, ipler birbirine burkularak kıvrılıyor ve                                                          bileğe bağlanıyor, mart ayı boyunca.







                                                    Sevgiyle Kalın…












46 yorum:

  1. Ne çabuk geldi anlamadım ki, halbuki dün gibi geçen yıl ki mart ipliğini senden öğrendiğim zamanlar...
    Harikasın Özlemcim, ne güzel şeyler çıkmış ortaya, kırmızılı beyazlı :)
    Kızımla yine yapalım öyleyse, mart gelmeden takalım biz de :)
    Sağol, çok sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esen var ya kalp kalbe karşı dedikleri bu, paylaşımlarımı yaptım mutfağa girdim , ah dedim Esen geçen yıl çok sevmişti ona bir hatırlatayım geldim yorumun:))
      yap arkadaşım sevinsin güzellik, çok teşekkür ederim ben de yorumun için sevgiler canım..

      Sil
    2. :)) Sağol canım ;)
      Akşam bekle o zaman ig den anne kız mar iplikli fotoğrafımızı :))

      Sil
    3. süper, bekliyorum. öptüm yavrularını da seni de.

      Sil
  2. İlk defa duydum mart ipliğini..Ben pek yapmam böyle şeyler:) Ama öğrendiğime sevindim,paylaştığın için teşekkürler
    Sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim canım,
      bu sadece eğlencesine yapılan bir gelenek, eskiden kalanlar unutulmasın amaç. yoksa inanılacak bir şey kesinlikle değil tabi ki. çok sevgiler...

      Sil
  3. Cok ilginc. Ve cok guzel bence. Dedigin gibi dilegini , istegini tabi ki yaradan dan isteyeceksin. Ama eglenmeyide unutmayacaksin. Cok begendim. Bende yapabilirim her an . Cok öpüyorum 😘😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle Gülaycığım, her zaman her yerde tek sığınacağımız Allah'ımız.
      yap bence de gerçekten çok eğlenceli, bütün bir yılda sadece bir ay, biz heyecanla her yıl yapıyor ve seviyoruz. Berfin'i uyanınca benim için de öpüp kokla .

      Sil
  4. Ne kadar şahane bir gelenekmiş bu :)
    Birkaç kere görmüştüm bileklik olarak taktıkları resimleri ama anlamını bilmiyordum.
    Bayıldım ben bu yaşanmışlığa..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok sevindim, hem beğenmene hem de güzel bir geleneği öğrenmene vesile olmama. çok teşekkür ederim, sevgilerimle...

      Sil
  5. Cook igic,ilk defa duydum.Hikayesinide ögrenmis oldum. Tesekkürler canim ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de çok teşekkür ederim güzel yorumun için Şuleciğim, sevgiler...

      Sil
  6. Bende ilk def duydum ama inanmam boyle seylere paylasim icin tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inanmamakta haklısın tabi ki sevgili Ayşe bu sadece bir geleneğin yaşatılması , yazımda da belirttiğim gibi ben de bu tür yada başka türlü batıl inançları olan biri değilim, ve buna gerçekten kimsenin inanacağını da düşünmüyorum. sadece bir oyun diyelim çıkalım işin içinden.çok teşekkür ederim yorumun için. sevgiler....

      Sil
  7. Hiç duymamıştım ben bunu. İlginç bir hikayesi varmış.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bir kaç yıl öncesine kadar bizim küçük oyunumuz sanarken , çok şaşırmıştım öğrendiklerimle. araştırdıkça daha farklı, ilginç hikayelerde çıkıyor. o kadar uzun bir zamana dayanıyor ki farklılıklar olması da normal sanırım. sevgilerimle Saadet hanım.

      Sil
  8. Ne güzel bir gelenek senden daha neler neler öğreniceğim kim bilir tekrar hatırlatman çok iyi oldu sevgiler canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meltemciğim canım benim, birlikte birbirimizden o kadar çok şey öğreniyoruz ki, bu arkadaşlığın en güzel yanlarından biri de bu sanırım. teşekkür ederim güzel yorumun için.

      Sil
  9. Ne kadar güzel bir gelenekmiş hakikaten. Bayıldım. İnşallah nesilden nesile devam eder böylece. Eline sağlık Özlemcim.
    Mutlu, huzurlu ve keyifli bir haftasonu olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşeAllah Merveciğim, ben biraz gelenekçiyim ve bazı değerlerin unutulmaması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. çok teşekkür ediyorum, sana da çok güzel bir hafta sonu diliyorum.

      Sil
  10. Özlem hanım, daha önce bilmediğim bir geleneği ve öyküsünü büyük bir ilgi ile okudum. Üstelik anne tarafım Balkanlardan gelmeler ama bizde bilinen ve uygulanan bir gelenek değil bu.

    Baharın gelişi ile başlayan şenlikleri ve bayramları (Orta Asya'dan taşıyıp, Anadolu' da çoğunlukla terkettiğimiz demeliyim) yaşamam 1990' lı yıllara rastlar. Nevruz Bayramı, baharın müjdecisi cemrelerin her biri için hazırlanan özel sofralar; çimlendirilen buğdaylar vs.

    Kazakistan'dan, Tataristan' a, Özbekistan' dan Azerbaycan' a binlerce km. lik hatta büyük şenliklerle en az üç günlük resmi tatillerle kutlanan bu kadim Türk bayramlarını bile kutlamaz olmuşuz. Bu kırmızı ve beyaz ipliklerden bu akşam hazırlayacağım ben de. Mart' kapıdan baktırır derler, bari karasız bakalım değil mi?

    Ne iyi yaptınız da tekrar paylaştınız. Kendi adıma, çok teşekkür ederim.

    Sevgilerimle,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yetmiş beş yaşlarında benim gibi Trakyalı bir komşum vardı. Birkaç yıl önce bileklerimiz de görünce dikkatini çekti sordu “bunları niye bağladınız” diye ben de mart ipliği olduğunu söyledim. Biraz durdu “aa biz kızanken annem bize yapar takardı. Oo kaç sene geçti, bak unutmuşum” diyerek hatırladı. Bir de nasıl mutlu oldu anlatamam. O gece kız erkek büyün torunlarına ,kızlarına ve kendine hazırlamıştı. Ertesi gün takmış göstermek için beni kapıda bekliyordu. Taşındı sonrasında da , hala yapıyordur diye düşünüyorum. Acaba sizin büyüklerinizin de çocukluğunda gizli kalmış bir anı olabilir mi mart ipiliği ?
      Yenilenen yaşam biçimleriyle özümüzde yaşanan bazı geleneklerin sırf zor gelmesi , zamansızlık gibi bahanelerle terk edilmesine çok üzülüyorum.
      Dediğiniz gibi unutulan ya da yapılmayan o kadar çok değerimiz var ki. Ben her ne kadar günümüz modern yaşamını herkes gibi sevsem de geleneklerimizden de uzaklaşmamaya çalışıyorum. Öğretebildiğim kadarını, hatırladığım kadarını çocuklarıma yansıtmaya çalışıyorum. Çok sevindim paylaşımıma değer verip yapmak istemenize. Teşekkür ediyorum , sevgilerimle…

      Sil
  11. Very interestig story, thanks!
    Have a great weekend.:*

    YanıtlaSil
  12. Özlemciğim ben bu geleneğe aşinayım ama bu kadar detaylı bilmiyordum, paylaşımın için çok teşekkür ederim. Bu yıl ben de deneyeceğim :) sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hemşeriyiz Esracığım, bilirsin diye düşünüyordum zaten. ben de çok teşekkür ederim, çok çok selamlar canım.

      Sil
  13. Aaaaa ben de biliyorum ,Romanyalı bir arkadaştan biliyorum,onlar da martısoare diyorlar.şenlik gibi algılanıyor,herkes çeşit çeşit yapıyormuş.Bize de vermişlerdi hatta,incecik iplerden yapılmıştı.Bunlar hayatın güzellikleri,iyi ki devam ettiriyorsunuz ve çocuklarınıza da bu güzellikleri geçiriyorsunuz.Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Romanya, Yunanistan ve Toros Türklerinin de bildiği bir gelenekmiş araştırdığım kadarıyla. ben de orada martısoare dendiğini bilmiyordum. çok iyi oldu yazdığınız, bir de öyle araştırayım,seviyorum değişik hikayelerini bulmayı. çok çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için,sevgilerimle...

      Sil
  14. Daha önce duymuştum ama yapmak için geç kalmıştım. Şimdi yazıyı okuduğum gibi hemen kızıma ve kendime kırmızı beyaz ipten yapıp bileğimize taktık. :)) Çok teşekkürler Özlemcim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok sevindim Hülyacığım. küçük mutluluk sebepleri işte bunlar, güne renk katmak. öpüyorum kızçeni. selamlar canım.

      Sil
  15. sarılıp da öpesim geldi seni özlem,
    çok güzel şeyler paylaşıyorsun bizimle:)
    sevgiler çok çok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim Havvacığım, paylaşımlarımız hep karşılıklı güzel, hep karşılıklı öğreniyoruz, beğendiğine çok sevindim.güzel sözlerine de ayrıca teşekkür ederim , çok çok sevgiler...

      Sil
  16. Merhaba, bloğunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım. Bana da beklerim ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoş geldiniz,çok teşekkür ederim. hemen geliyorum ben de ,sevgilerimle...

      Sil
  17. Ne güzel şeymiş bu marteniçka, mart karasını attı gerçi ama ben seneye kaçırmam kii =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. seneye hatırlatırım nasip olursa, sana da güzellik. teşekkür ederim, öpüyorum canım benim.

      Sil
  18. yine geç kaldım ben özlemci yaa.blogdan böyle uzak kalınca bu da olur yani.karasını attı kaldı seneye:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. seneye nasip diyelim o zaman. sen iyi ol da blog işleri her zaman olur. çok öpüyorum güzel arkadaşım.

      Sil
  19. yaaa ben bu mart ipliği konusuna bayıldım bilmiyordum çok sevdim ilgilencem bununla yaa bi de bundan bi öykü yaparım sonraaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bak ben sana bilmediğine emin olduğum bir şey daha söyleyeyim." panayır şekeri " haziran ayındaki paylaşımlarıma bir göz atarsan bulabilirsin, çok sevgiler...

      Sil
    2. baksana dün "buket-pelin pembesi" arkadaşımız da senin ipliği yazmış yaa :) panayır şekeri. adını sevdim şimdiden. bakcam tabii :)

      Sil
  20. bu çok önemli yazıyı koydum son yazımaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gördüm ve çok sevindim. teşekkürler.

      Sil
  21. deeptoneden geldim, bana da beklerim
    http://meleginhediyeleri.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoş geldiniz. ben de sizi severek takip ediyorum. bir kaç hafta önce sanırım yine Deeep sayesinde tanımıştım. sevgiler....

      Sil