nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

2 Aralık 2015 Çarşamba

İşte öyle bir şeyler anılar falan... ( ÖRGÜ SERVİS )















                                                         Merhabalar,

Örgü örmeye başladığımda çok küçüktüm. O kadar ki annem tığ vermezdi; bir çırpıyla zincir çekmeyi öğretmişti. Mavi bir bavulu vardı annemin, içinde de minik kırmızı bir göz. Tığını oraya saklardı, küçüğüz bir tehlike olmasın diye. Annem yokken gizlice divanın altından çıkarır tığı bulur örerdim. Sanırım beş yaşlarındaydım belki daha küçük. O zamanlar oturduğumuz eve göre yaşımı hesap edince böyle çıkıyor ortaya. 

   Sonra 7 - 8 yaşlarımdayken de komşumuzun kızı, aynı zamanda akrabamız olan Fatma ablam dantel örmeyi öğretmişti, kendi ipi ve kendi tığı ile. Annem çok şaşırmıştı, o günü çok iyi hatırlıyorum. Beyaz incecik bir dantel. Vee  bavuldaki tığ benim olmuştu tabi:))

   Yani demem o ki; kendimi bildim bileli örgü hep vardı hayatımda.  Mesela öğrenciyken babam istemezdi derslerinle ilgilen örgüyü bırak diye; hafta sonları sabah uyanınca yatağın içinde örerdim bende; oturur yorganı çeker, örer de örerdim. Tığ, şiş, yün örgü, dantel hiç fark etmezdi.

    Otuzlu yaşlarımın başına kadar hiç vazgeçmedim örgüden, sonra bir dönem azaldı, bir dönem neredeyse hiç denecek kadar çıktı hayatımdan. Öyle ufak tefek şeyler; atkı, bere , bir iki hırka gibi birkaç  bir şeyle sınırlı kaldı. Son iki yıldır ; özellikle bu yıl örgülerimle barıştık. Tekrar soğur muyum bilmiyorum, bildiğim bu aralar kendimi sıkmadan öyle büyük büyük olmasa da hayatıma geri döndüğü.

Örmediğim dönemde öreceğim hevesiyle o kadar çok yün almışım ki ör ör bitmez, gözümü korkutuyor bazen ama pes etmiyorum şimdilik. 
   


   Yukarıdaki bu modeli de 12 yaşındaydım diye hatırlıyorum ördüğümde, o zamanlar pek bi revaçtaydı örgü elbeziler, tutacaklar; annem geçenlerde bulmuş, whatsapptan resmini gönderdi,  taa o günlere döndüm, unutmuştum bile böyle birşey ördüğümü.  Yeniden tasarlayarak  tekrar ördüm. İstediğimden büyük oldu ama  yine de sevdim, iki tane olsun istiyorum, illaki kullanacak bir yer bulunur umuduyla:)) 





















   Anılara dalmışken; hatırlar mısınız ya da bilen var mı dersem daha doğru olur herhalde, eskiden büyüklerimiz bir parça gazete kağıdını top gibi yapar üzerine sararlardı çile çile ipleri. Hani elimizi açarak tutardık bazen de dizlerine geçirir öyle çözerlerdi. 
   Yukarıda gördüğünüz gibi ben de ipimin beyaz olması sebebiyle gazeteye değilde bir parça kağıda sararak ördüm. Aslında gereksiz bir uğraş, ipim çile değil bildiğiniz yumak yani sarmam hiç gerekmiyor ama seviyorum böyle minik detayları, yaptığım her ne olursa olsun keyifli hale getirmeye bayılıyorum. Örgü makaralarımı zaten biliyorsunuz, burada paylaşmıştım daha önce.






Köşeler için ördüğüm ilk motif büyük gelince; bir parça çuval kumaşına diktim ve bu kumaşı da kavanozun kapağına silikonla yapıştırdım. Kahve kavanozum daha mı bir güzel oldu ne :))


  

10 yorum:

  1. Ahhhh ne güzellll :)
    Annem verirdi elime çileleri, tutmaya ne üşenirdim... Dediğiniz gibi bir gazete kağıdının üstüne sarardı... Bazen ben sarardım heveslenip, düzgün sarmıyosun diye kızardı :))
    Örgü değil ama ortaokullu yıllarımda kanaviçe verdi elime annem... kırlent, seccade çok modaydı ozamanlar... İyi ki öğretmiş diyorum şimdi :))

    Ellerinize sağlık çok güzel olmuş yaptıklarınız...
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim sevgili Şebnem, ne güzel günlerdi değil mi hatırladıkça insanın içi ısınıyor. kaneviçeyi ben daha yeni yeni yapmaya başladım. o yıllarda çok acemice küçük bir şey işleyip bırakmıştım ve çoook uzun yıllar sonra kızlarıma öğreterek yeniden başladım. gerçekten çok zevkli ve dinlendirici bir işmiş. yeni yeni tadına varıyorum. sevgileri ve selamlar...

      Sil
  2. Örgü aski bu :)
    Güllere bayildim cok güzeller...Annemde cok örerdi mutfak bezlerinden, bana iki Masa örtüsü örmüstü biri 12 kisilik,biri yuvarlak Masa icin..Üstelik calisiyordu da...

    Aa! Yatak örtüsünü unutmayayim...Nasil bir emektir,göz nurudur o.,ne güzeldir El isleri...yaparken dinlendirirde, Üstelik beynide calistirir...

    Bende ufak tefek dantel isleri, seccade,kanevice vs.yaptim...Ceyiz icin,hediyelik ...Esim hic sevmez,kullanilmasidan hoslanmaz bu Tür seyleri..O yüzden yapamiyorum.Sadece oglum kücükken kazak,bere,Kaskol,hirka cok ördüm :))
    Oytunun annesinin dedigi gibi annemin aldigi cile yünleri,ipleri sarma isinde yardim ederdik.Ipleri dolastirmadan kollar arasinda gergin tutmak ya da gazete kagidina capraz sarma isi yorucu olabiliyordu...Ama zevkliydi:)

    Anilar canlandi:)

    Ellerine saglik öncekide sonrakide Cook güzel olmus..

    YanıtlaSil
  3. Oooo taa nerelere gittim geldim şimdi....

    Örğü ve dantel pek aramın olamadığı iki güzel elişi dalı ( özellikle dantel ile hiç halleşemedim) Denemelerim her defasında marul ve tabak kıvamında kıvrılıp büküldüğü için hevesim çok kaçmıştı. Ama rahmetli annemin elinden çıkan dantaller dillere destandır. Öye muntazam ve muhteşem işler bıraktı ki geriye; bizim sülalenin 5 kuşağını evlendirir çeyiz olarak. Allah nurlar içinde yatırsın; gözleri tamamen kör olduktan sonra en çok dantel yapamadığına yanardı...

    Örgülerinize gelince; 12 yaşında da bu yaşınızda da "ben bu işi biliyorum" demişsiniz; tebrik ederim.

    Kavanoz da ayrı güzel olmuş; gerçekten çok beğendim... Ellerinize, yüreğinize sağlık ♥♥♥

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir çalışma!
    Nar ve kahve burada kokuyor ben bir tadı var!

    YanıtlaSil
  5. bak özlemcim yeterince duygusalım zaten,bir de öyle bir yazmışsın ki! tuttum ama kendimi sorma!
    eline sağlık,el becerim o konuda pek yok,insanın ruhundan gelmeli zaten,ama hayranlığım ve kıymet verişim çok.
    eline koluna sağlık güzelliklerin devam etsin.
    sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Bende çok küçük yaşlarda el işine sevdalananlardanım.Bu yaşıma kadar her şeyi öğrenme isteğim hiç bitmedi ama dantel ve örgüyü uzun zamandır elime alamıyorum oysa insanı ne çok dinlendirdiğini biliyorum denesemmi acaba.Ellerine sağlık Özlemciğim.
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  7. ne tatlı anılaaar amaaa ciciii ciciii sen :)

    YanıtlaSil
  8. Ne çok örerdik bunlardan eskiden. Hatta divan örtüleri vardı kocaman kocaman...Eskilere götürdünüz beni:))

    YanıtlaSil