nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

19 Ocak 2015 Pazartesi

Hasat Zamanı





                                                                 Tarla...
Tarlam var benim tarlam. Hasat zamanı geldi soğanı sarımsağı topladım. Daha neler var neler tarlamda, filizlenmiş kestane ağacım ( yani tohum )filizlenmeyi bekleyen biber tohumlarım, yeşil yeşil yapraklanmış patateslerim.Bir türlü tutunamayan kıvırcıklarım...
Tam 1000 santimetrekare tarla, yarım metrekare değil çeyrek metre kare bile değil yani bir sepet tarla. 25 * 40 cm. lik bir sepet tarla.Olsun , küçük olsun önemli olan işlev değil mi?  Santim santim değerli, santim santim ekili, verimli.
   Off eğleniyorum işte tamam gülmeyin. Biliyorum komik geliyor ama ben mutlu oluyorum bir karışta olsa toprakla ilgilenmekten. Bir baş soğan, bir baş sarımsak yetiştirip soframa koymaktan. Karın mı doyuruyor ektiklerim, sofra mı dolduruyor ? Yoo ,daha bakarken bitiyor derler ya öyle. Ama mutlu ediyor işte. Yaz için balkonumda Allah ‘ımın izni ile çok planlarım var çok. Ama balkonumu da öyle büyük sanmayın. O da topu topu 3 metre kare. Hele de sürekli çamaşır asma durumu olduğunda iyice küçülüyor. Koymaya yer bulsam bir çamaşır kurutucu alıp balkonumu kendime tarla yapacağım ama o da olmuyor işte. Olsun bu halinde bile bir asma, bir nar ağacı, bir sarmaşık, çay fideleri, saksı saksı çiçekler barındırıyor benim için. Salonumda ise mazı ağacı (fidanı diyelim ), limon ağacı; Ebrum 4 yıl önce Fen Bilgisi dersinde çekirdek ekmişti ve şimdi ağaç olma yolunda. Hemen köküne dayanak olsun diye koyduğum ve bana sürpriz yapıp yeşillenen incir ağacı (dalı).
E yalan değil yani görüyorsunuz tarlam var derken yalan mı söylüyorum şimdi :)))




















Şu gördüğünüz patateslerden sonra inşeAllah, patates yetiştiriciliğine el atıyorum. 5 litrelik pet su şişelerine ekip sonucu bekleyelim bakalım. Hadi Hayırlısı…


   Tarlası olmayanlar için ; eski bardaklara soğanları koyup, camın önüne diziyoruz, iki günde bir suyunu değiştiriyoruz. 10 - 15 gün sonra taze soğanlarımız hazır. Bu benim halamdan öğrendiğim yöntem. Yıllardır da bu şekilde yetiştiririm soğanlarımı.



Bu fotoğrafları çektiğimde gecenin yarısı oluyordu neredeyse. Sabırsızlıkla ve de aceleyle çektikten sonra o saatte tahta kaşıkları ekmeği kapıp, kase kase yoğurdu doldurup soğan sarımsağa bir saldırışımız vardı ki asıl fotoğraflık olan oydu. Halk ekmeğin ürettiği Akdeniz ekmekleri bir harika, yoğurtla birlikte nefis oluyor.

16 Ocak 2015 Cuma

Peynirli Sandviç Kurabiye




                                                          Hayırlı Cumalar...
   Epey bir zamandır aklımda olan bir tarifti. Klasik tuzlu poğaçalar öyle çok sevilmez bizim evde. Hep mayalı poğaça yapmak olmuyor ve ayrıca ben seviyorum tuzlu poğaçaları. Farklı bir sunum ya da ne diyeyim şekil verme ile sevilir hale getirmek istedim.
 Daha önce burada yaptığım kremalı kurabiyenin tuzlu hali aslında. Şekerli kısımlar hariç malzeme aynı. Ve harika bir şekilde ağızda dağılan, ertesi güne bile yumuşamayan bir lezzet oldu.
Malzemeler :
125. margarin
1 / 2 çay bardağı sıvı yağ
1 / 2 çay bardağı yoğurt
1 / 2 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un.
   Yumuşak, ele yapışmayan bir hamur yoğrulur. Ben hamurun yarısına 2 kaşık kadar  (aslında göz kararı kattım )çörek otu katıp öyle şekil verdim.
   Hamur ikiye ayrılıp yarım santimetre kalınlığında açılıp bir çay bardağı ile kesilir ve 200 derecede pişirilir. Süresine bakmadım ama çabucak kızardı.
   Soğuyunca da ister iki kat arasında ister tek kat üzerinde maydanoz peynir karışımı ile servis edilir.
   Sadesi de çok çok güzeldi. Özellikle çörek otlu olan hazır aldığımızdan lezzetli geldi bana. Hatta şimdi bunları yazarken çayımla sade bir tane atıştırıyorum. 

















   Bu da yine bere. Ebruma başladım ama ipin iki kat oluşu, ince şiş seçmem gibi bahanelerle :)) kaç gün oldu bitmiyor bir türlü.




                                                      Bereketi Bol Olsun…




14 Ocak 2015 Çarşamba

Bere bere bere...



   Son zamanlarda demeyeceğim, uzun bir zamandır berelerle aram iyi. En azından kızlar bu yıl biraz biraz takmaya başladılar, yoksa ben örüyorum bereler bir iki takılıştan sonra dolapta yerini alıyordu.
   Seviyorum  renk renk model model örmeyi. Artık bu kaçıncı bilmiyorum ama elimde bir tane de başlanmış bitmemiş var. Umarım bıkmam, çünkü benim huyum böyledir bir şeyin üzerine çok düştüğümde yıllarca bir daha elime almam.
  



   Sevgili Havva çok güzel anlatmış bloğunda , sağolsun anlamadığım yerlerde de sorularımı cevaplayıp yardımcı oldu. Örmek niyetindeyseniz buradan bakabilirsiniz





 Bu ikili takımı yapalı epey oluyor.  Sanırım bir üç yıl geçti üzerinden. Ebruli ipten Ebruma örmüştüm.





     Evimizin pek sevilmeyen kızçesi. Annemle iki hafta önce gittiğimiz Eminönü alışverişinde almıştım. Bereleri fotoğraflamak çok zor oluyor, hem kolaylık hem güzellik olsun diye aldım da kızlar pek sevmedi. Odalarında istemiyorlar. Birkaç gündür salonda yer buldu küçük hanım kendine :)) 

                    
                                                              Sevgiyle Kalın…

7 Ocak 2015 Çarşamba

DOĞUMGÜNÜ




                       
                               İyi ki Doğdun Ebru

    27 Aralık Ebrumun doğum günü, 14 yaşını bitirip 15' ine bastı yavrum. Bir gün sonra doğum günü kutlamasını yaptık. Anneannesi, dedesi ,dayıları, yengeleri, kuzenleri misafirimizdi. Çok güzel bir gün oldu.

   Geçen yılda Ebrumun ve Cansuyumun doğumgünlerini böyle kutlamıştık.

   







   
     Saksıda pastayı bir önceki yayınımda paylaşmıştım. Büyüklere saksıda küçükle bardakta.




  
 Kuru yemişlerimiz için farklı bir sunum seçtim. Eskiden hep külahta almaz mıydık şekerimizi, çekirdeğimizi. O günlerin anısına…







                                                     Sevgiyle Kalın…