nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

24 Mart 2015 Salı

Uyku Arkadaşı




                                                                             




   Son paylaşımımda harika bir iş başladım diye yazmıştım. İşte bu küçük Uyku Arkadaşı’ından bahsediyordum.  İnstagram da çok sık karşıma çıkmaya başlayınca ben de bizim miniklere örmek istedim. İki tane minik yeğenim var,birini ördüm diğerini de örerim artık nasip olursa. Bilmeyenler için kısaca bahsetmek gerekirse; önce Avrupa ülkelerinde sonrasında bizim ülkemizde de yaygınlaşmaya başlamış. Asıl olarak 4-6 aylık bebeklerde kullanılarak yalnız uyumaya alıştırma amacı güdülüyormuş.  Sadece bebeğin yatağında durması gerekiyormuş. Bir nevi uyku hatırlatıcı, aynı zamanda uyandığında kendini güvende hissetmesini sağlayan bir arkadaş. Bilmiyordum çok ilgimi çekti. En azından uyku eğitimi gibi hırpalayıcı değil. 

  Yine de bir çocuk için en iyi uyku arkadaşı annedir. Annesinin kokusunu ala ala sevgisini hissede hissede uyuyan bir çocuğun çok daha mutlu ve çok daha özgüvenli olacağını düşünüyorum. Anne karnında başlayan bağın, sonrasında anne memesinde ve ardından birlikte uykuya dalarak, anne ve çocuk arasında  mükemmel bir şekilde devam edeceğine inanıyorum.

   Bu hiç zor bir şey değil. Bir çocuğun uykuya dalması en fazla on beş dakika tabi yanında yatıldığı sürece. Hani onlar uyusun da rahat rahat dinlenelim demeden önce on beş dakika onların kokusuyla dinlenmek en güzeli. Yanında uyuya kalmaksa daha güzeli :)) Hiç olmazsa haftada iki üç kez , biraz büyüdüğünde de gün belirleyerek, sürekli istediğinde " daha zamanı gelmedi, konuşmuştuk ; yarın ya da öbür gün " gibi cevaplarla üzülmesi engellenerek yavrulara bu duygu tattırılmalı. Yavrularımızla geçirdiğimiz zaman o kadar kıymetli ve o kadar hızlı ki, uykusuz geçen, sabah olmak bilmeyen o uzun geceler çok çabuk geride kalıyor.

   Yok uyku eğitimi, yok yatağına alışsın, yok odasına alışsın ben bunların hepsine karşıyım. Bu benim kişisel düşüncem. Bir çok kişiye göre yanlış olabilir, hele bazı uzmanlara göre ...

  Bu benim düşüncem. Yanlış gelebilir, bana göre de başkalarının düşündüğü bir çok görüş yanlış. O nedenle  uyku eğitiminin gerekleri ile ilgili düşüncelere saygı duymakla beraber eleştiri kabul etmiyorum.  Ben de onların hepsini okudum, hepsini biliyorum. Dediğim gibi sadece kişisel görüşüm ve doğru olduğuna kesinlikle inanıyorum ve kesinlikle bildiğim bir şey daha var o da zaten  çoğumuz da aynı düşünceyi paylaşıyoruz.
   
    Yavrumuz uykuya dalmadan önce yanına uzanıp, sarılıp öperken, masal anlatırken, hayal kurarken, uykuya dalmasını beklerken aramıza alıp," ben biraz sonra kalkacağım bu küçük arkadaş senle uyumaya devam edecek " diye, uyutmak güzel olsa gerek . Benim yavrularım küçükken de bilseydim de yapsaydım keşke diye hayıflandım doğrusu. Olsun yaparım belki yine :)) 

























 Aslı böyle sade, ancak eşim Casper ' benzetince biraz süsledim.





                             












20 Mart 2015 Cuma

Gereksiz İşler :)) Örgü Makara


 "Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz
                                                              Hadis -i Şerif



    
     Kınamamak  lazım  kınamamak. Bir süre önce görmüştüm yabancı hanımlardan biri örmüş bu makaralardan.“ o kadar değil artık, makara da mı örülürmüş?" diye gülmedim dersem yalan olur. Gel zaman git zaman geçen hafta sonu oldu. Canım bir şeyler örmek istiyor da istemiyor öyle bir şey. Hadi sıkılmadan küçük bir şeyler yapayım dedim. Onu mu bunu mu örsem diye düşünürken meğerse çoktan bilinçaltıma yerleşmiş makaralar. “Ee hadi bir tane öreyim bari “ diye heves ettim. Heves ki ne heves akşamı zor ettim , şöyle her şey yoluna girsin de oturup öreyim. Neyse ördüm, gecenin on ikisinde kardeşime WhatsApp la gönderdim .  “ Abartmışsın artık “deyince doğru dedim ben de, hem elalem yaparken kınıyorsun hem de oturup kendin örüyorsun. Eşime saçma oldu  galiba dedim. O da niye saçma olsun, çok güzel olmuş deyince ben de ki heves hoop geri geliverdi. Yanına iki tane daha örersin. Kalan küçük yumakları sararsın oh mis.
Şimdi hala rengarenk öresim var. Kalan küçük yumakları makaralarıma sarasım var. Hele şu yeni başladığım harika işi bir tamamlayayım nasipse.








                        















Hayırlı Cumalar...




17 Mart 2015 Salı

Örgü Sepet









   Sepeti örmemin tek sebebi bu şirin güller. Yoksa hiç mi hiç gerekli değildi. Zaten bu ara ne kadar gereksiz iş varsa onu yapıyorum.
   Epey bir zamandır yapmaya niyetlendiğim, bir türlü başlayamadığım gülleri sevgili Meltem anlatımıyla burada paylaşınca zamanı deyip yaptım da paylaşmak bu güne nasipmiş. Örmesi çok zevkli ve kolay ördükçe öresi geliyor insanın.




 Görüldüğü üzere dibine hani beyaz eşyaların kolilerini bağlamakta kullanılan şeritler var ya  " işte ben  böyle biriktirerek evi çöp eve döndürüyorum :))) " onlardan bir halka yaparak gergin durmasını sağladım. Olmasa da olur aslında çok da önemli bir fark katmadı. 











   Aslında yukarıya doğru düz çıkan yuvarlak bir şey örecektim de gözüme çok geniş görünüp fazladan eksiltme yapınca kendiliğinden bu şekil çıktı ortaya. Hoşuma da gitti öylece devam ettim.










                                 Son günlerde evden kurabiye kokusu hiç çıkmıyor…

                                                       Sevgiyle Kalın…

11 Mart 2015 Çarşamba

Ağaç Tabak


 




    Bu kış çıkan bir fırtınada; annemlerin bahçesindeki sedir ağacı devrilmişti. Benim canım kardeşlerim de o hafta sonu oradaydılar. Ağacı kaldırırken hem kendilerine hem de bana bu ağaç tabaklardan kesmişler. 
   Yaklaşık iki ay oldu. Reçineli ağaç olduğundan  akması ancak durdu. Eşimde hafta sonu zımparaladı pürüzlerini temizledi. Havalar biraz düzelsin, rahat rahat cam kapı açılacak duruma gelsin, yan kısımlarına ahşap koruyucu sürüp asıl öyle kullanmayı düşünüyorum ama doğal ürünleri çok sevdiğimi biliyorsunuz, dayanamadım kullanmaya başladım bile. 
   Çay demliğim de kız kardeşimin hediyesi. Kardeşlerden Servis Takımı dersem güzel olur herhalde :))




























 



                                                       Sevgiyle Kalın… 


5 Mart 2015 Perşembe

3 – 2 – 1 Poğaça .


                                                                   


    Üç gündür başımı kaldıramıyorumdum. Dün artık o kadar ilaç ve çaydan sonra rahat nefes almaya , rahat rahat bir şeyler yiyip içmeye başladım derken  öksürük başladı. Sanki dikenli bir top vardı boğazımda. Çektiğim ağrı değil yanma, acıma ve kuruluk.  İyileşiyorum derken de öksürük. Napalım buna şükür, geçer inşeAllah. Allah’ım kötü hastalıklardan korusun hepimizi.
   Bu arada ev felaket. Mutfak yıkanacak tencere doldu. Tencere doldu derken de çeşit çeşit yemeklerden değil tabi, çorba , makarna :)) İyi ki zamanında dondurucuya kurabiye , poğaça atmışım çok iyi geldiler. 
    Bir merhaba deyip , Allahımın izni işlerimi toparlayıp tekrar görüşmek dileğiyle , hemen hemen herkesin bildiği tarifi bir de kızlarımın ellerinden benim gözümden sunuyorum.
                                            3 – 2 – 1 Poğaça .
    
3 paket kabartma tozu
2 bardak sulu yoğurt
1 bardak sıvı yağ
1,5 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
Yumuşak bir hamur yoğrulur. Normal poğaçadan biraz daha büyük olacak şekilde hamur koparılıp ortasına peynir konarak yuvarlanır. Galete ununa bulanıp 200 derece sıcaklıktaki fırında kızarıncaya kadar pişirilir.




















    Kar tatilinde Güzellerim yapmıştı bu poğaçaları. Karne tatilinden beri hamur işlerini kızlar üstlendi. Ara ara yapıyorlardı zaten biliyorsunuz da bu aralar hep onların işi oldu. Oh ne güzelmiş kız annesi olmak :))



    Itır çiçeğinin kurutulmuş yaprakları boğaz ağrılarında; çay olarak demlenip içildiğinde rahatlatıyormuş. Ben taze taze attım çayımın içine nasıl güzel bir aroma. Hemen topladım bir kaç yaprak koydum kurumaya. Kıyamadım , anneciğim daha hafta sonu verdi çiçeğimi yoksa bütün yapraklarını toplayacaktım. 
Not:  Hamile olanların kullanması uygun değilmiş. 



2 Mart 2015 Pazartesi

Dikişsiz Örgü Boyunluk ve ...







                                      Merhabalar, güzel bir hafta dileklerimle...
     Sürpriz bir şekilde köye gittik hafta sonu, çok iyi geldi bize; hem özlemişiz hem de her tarafın yeşillenmeye başladığı zamanda çok keyifli oldu.
   Şu meşhur dikişsiz boyunluktan örmüştüm, aslında tam olarak da Cuma akşamı tamamladım. İpi ince seçmişim örmesi çok sıkıcı oldu ve uzun sürdü. Kızlar da; ertesi gün dayıları arayıp hadi köye gidelim deyince almışlar yanlarına takarız diye. Ah dedim ne iyi yapmış da almışsınız ben de bol bol fotoğraflarım artık.

         








                                             Gelinler ve  görümcelerin eserleri :))









                 Güzel gelinimiz Aynurumun güzel bahçesinde çok güzel vakit geçirdik.                                                    Çocuklar, Haydut ve Cesur 'u sevmeye doyamadı.


                                  Güzel gelinimiz Havvamın objektifinden Haydut.



Bu bereyi biliyorsunuz, burada göstermiştim örüyorum diye, bitireli epey oldu da nasip bu boyunlukla görüntülenmesiymiş :))   
    




                                                         Sevgiyle Kalın...