nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

23 Haziran 2015 Salı

Kayısı Reçeli




 Kayısı Reçeli
Dün ailece kayısı reçeli yaptık. Her yıl olduğu gibi bu yılda kayısı reçelini yaparken evdeki herkesin emeği geçti. Belki bu yüzdendir ki bizim evimizde en çok sevilen ortak reçel kayısı reçelidir.
 3 kg kayısı
2 kg şeker
yarım limon
Kayısıların çekirdeklerini kırıp içini ılıktan biraz daha sıcak suda beş on dakika beklettikten sonra kabuğunu soyuyoruz ve bademini de reçelimizde kullanıyoruz. Hem görsel hem de lezzet olarak güzel oluyor. Bu iş her zamanki gibi eşimin. Diğer detaylar ÖCE çalışması.

Aynı geçen hafta burada paylaştığım çilek reçelinde olduğu gibi;
Kat kat tencereye yerleştirip Bademleri de kayısıların en üstüne koyarak 8 – 10 saat bekletilir. Daha sonra  orta büyüklükteki ocağın altını tam açık olarak yakıyoruz. Kaynamaya başladığı anda tam olarak kısıp saatimizi  45 dakikaya ayarlıyoruz. Bu arada üzerinde oluşan köpükleri ara ara alıyoruz. 45 dakika sonra yarım limon suyu sıkıp 5 dk daha kaynatıyoruz. Ve bir taraftan kaynamaya devam ederken kavanozlara doldurup, kuru peçeteyle etrafını silip kapağı kapatıp, ters çeviriyoruz. Soğuduktan sonra serin ve karanlık yerde saklıyoruz. 









             Kayısıma  biraz makyaj yaptım, nasıl olmuş:)) Sarı ipten ördüğüm kayısıyı ruj  sürerek renklendirdim.
























21 Haziran 2015 Pazar

Rüyalarım Gerçek Oldu :)) Babalar Günü


                 


                     





İnanmayacaksınız ama bu örgüyü rüyamda gördüm.  Babalar günü için eşime kızların her özel günümüzde yazdıkları mektupları koymaları için bir zarf örüyordum. Ördüm çözdüm ördüm çözdüm bir türlü tamamlayamadım. Sabah kalkınca da elime şişi, ipi alıp başladım. Tam da rüyamda isteyip de yapamadığım gibi oldu.  Gerçi oradaki kahverengi yeşil pembe ebruli ipten ve biraz daha büyüktü ama olsun en azından model tuttu :))
Kızlarda bu yıl değişiklik yapıp slayt hazırlayınca (bir bakıma da iyi oldu yoksa o uzuun mektuplar nasıl sığardı bilmiyorum ancak köşelerine süs olurdu ) hediyemizin yanına iki kelimelik not yazarak zarfı doldurmak bana kaldı. 
Asıl görmeniz gereken eşimin yüzüydü, elinde kırmızı örgü “bu ne” diye çok güldü ya ! gerçi ben de şu an yazarken hala gülüyorum ya neyse. Sonuç önemli , rüyalarım gerçek oldu diye avunurum artık.
En iyisi bundan kendime bir bozuk para kesesi yapayım da işlevsel olsun, yine de hediye paketlerine özellikle hanımların hediye paketlerine, tecrübeyle sabit erkekler çok gülüyor güzel bir şıklık katar diye düşünüyorum.
                                                                                                                              




 Örmesine gelince; 25 ilmek başlayarak çift lastik şeklinde ördüm. Hani şu bebek pantolonlarının beline yapılandan. Sonuna geldiğimde kendiliğinden ikiye ayrılarak kese haline geldi.

Bir ters bir düz olarak örüyoruz, burada püf noktası sadece düz olanlar örülüyor, tersleri örmeden alıyoruz. Yeterli büyüklüğe gelince de tersleri iğneyle ipe alıp, düz olanları örmeye devam ederek kapağı oluşturdum. Sonra da ipte kalan ters ilmekleri de kapatıp bitirdim.
                              















                          


Canım babamın, sevgili eşimin, kardeşlerimin ve tüm babaların, baba olmak isteyip de babalığı gönlünde yaşayan babaların günü kutlu, mutlu olsun.

18 Haziran 2015 Perşembe

Cepli Ödev Dosyası


                     



    Doğrusu başlık bulmakta zorlandım. Herhalde en uygun isim budur. “ Cepli Ödev Dosyası” Ebru' mun matematik projesi vardı ve konuyu kendileri belirliyorlardı. En zorlandığı kısım bu oldu zaten. Çünkü konu belirleme yirmi puandı. Ve öğretmeninin dediği projenizi kabul etmem için beni şaşırtan, etkileyen bir konu seçmelisiniz. Öyle alelade bir seçim istemiyordu.  Konuyu belirlemesi iki ay sürdü o da ayrı bir hikaye ama neyse…
  Sonuç olarak konuyu şifre oluşturma olarak belirledi. Şifresini oluşturdu. Yazdığı her yazının şifreli ve çözümlü olmasına karar verdi. Fakat eksik bir şeyler vardı. Biraz daha ilgi çekici olması için bu arada devreye ben girdim ve Esra' nın ( burada)  şu çoook beğendiğim albümlerinden ve defterlerinden esinlenerek bu cepleri yapalım diye söyledim kızçeme onun da çok hoşuna gidince böyle bir dosya hazırladık.
   Böylece her şifreli yazının açılımını ceplerin içine yerleştirerek her bir sayfayı iki sayfa haline getirdik.  











    Ebrumun beğendiği dekupaj desenleri çıktı alıp, dikiş makinesiyle kağıtlara diktim. O da biraz süslemeye yardım etti. Aslında kendine kalsa bu boncuklara hiiç gerek yoktu “abartma anne “ diye biraz mızıldasa da elimden kurtulamadı :))



Ablasının ödevini çok beğenen Cansuyumda hazırladığı Matematik Gazetesi ödevinin eğlenceli sayfalarını böyle cepli istedi. Sorular üst kısımda yer alırken cevaplar ceplerin içine gizlendi :)) .Aşağıdaki görsellerde Cansu 'nun ödevine ait.











Dualarımızın kabul olduğu, günahlarımızın bağışlandığı, dargınların barıştığı çok ibadetli, çok sabırlı, çok bereketli, çok misafirli bir Ramazan olsun,  mübarek Ramazan ayımız hayırla geçsin amin.. Sevgi ve selamlarımla...








16 Haziran 2015 Salı

NURDAN' LA KANAVİÇE ETKİNLİĞİ














                                    Merhabalar Güzel Arkadaşlarım
   Çok keyifli olduğunu düşündüğüm bir etkinliğe katılıyorum. Sevgili Nurdan Hanım birlikte işleyelim diye bir organizasyon başlattı. Bu benim  katıldığım ilk etkinlik olacak. Hayırlısı diyorum.
   Çoğumuzun bildiği gibi kendisi harika kanaviçe işleri olan dahası şablonlarını kendisi oluşturan bir kanaviçe ustası.  Aslında bugün yarın yaz işleri için kendisinden bir şablon istemek niyetindeydim. Zira yazın yapılacak en güzel hobilerden biri kanaviçe diye düşünüyorum.  Sağolsun böyle bir etkinlikle işi daha keyifli bir hale getirdi. Sizler de katılmak isterseniz Nurdan Hanımın bloğuna uğrayıp şablon isteyebilirsiniz. ( buradan )
   Paylaştığı şablonları bütün olarak işlemek mümkün olduğu gibi beğendiğiniz kadarını da yapmak mümkün. Biz kızlarımla; dönem kadınlarının yer aldığı ilk şablon içinden iki model seçtik. Sanırım birinde netleşeceğiz.
  Ayrıca o kadar kibar o kadar zarif  ki hiçbir şarta bağlamadan şablonlarını paylaşıyor.

  Teşekkürler Nurdan Hanım.


Not:   Süre, 20 Haziran- 25  Aralık tarihleri arasında. 

11 Haziran 2015 Perşembe

Çilek Reçeli ve Kavanoz Süsleme







Bence mutfakta bir dolap açıldığında mutluluk veren iki sebep vardır:
1-    Dolabın dolu olması
2-    Süslü kavanozlar.




   Henüz reçellik çilekler çıkmasa da kıştan kalan reçellerimizi bitirdiğimiz için birkaç kavanoz kahvaltılık reçel yaptım. Her zaman çok fazla iddialı olmayı sevmem ama reçel konusunda inanılmaz iddialıyım. Keşke şu ekrandan bir pencere açılsa da yaptığım reçellerden size de tattırabilsem J
   Yaptığım reçel ve salça kavanozlarını yerleştirirken mutlaka süslerim. Kaç tane olursa olsun. İlla bir şey bulurum dolabı açtığımda güzelliklerine güzellik katacak bir şeyler. Geçen yıllardaki süslemelerimden örnekleri burada ve burada bulabilirsiniz. (Ben bir bakın derim, ücretsiz bir etiket çıkarma linki vermiştim istediğiniz şekilde yazabiliyorsunuz ) Bu yıl biraz daha keyifli ve zor hale getirdim ve bundan sonra nasip olursa en azından gözümün önünde duran birkaç  reçel kavanozumu  yaptığım reçelin meyvesine göre bu şekilde süslemeye karar verdim.
   Benim reçellerimin en önemli özelliği sulu, meyvelerin tadı kaybolmamış kompostoyu andırır tatta olması. Bu nedenle bozulmaması içinde mutlaka ve mutlaka reçel hala kaynamaya devam ederken kavanozlara doldurup sımsıkı kapatıp ters çevirip soğuttuktan sonra karanlık ve serin bir yerde saklamak. Mümkünse buzdolabı diyeceğim  ama kendi adıma söylemek gerekirse her yıl yaklaşık 30 kg çeşitli meyvelerden reçel yaptığım için pek dolapta saklamam mümkün olmuyor. Eşim de sağ olsun portmantomuza raflar takarak uygun bir yer yaptı. Kapı tarafında olduğu içinde kışın orası baya serin oluyor.
Bu yılda 3 kg çilekle açılışı yaptım.

Malzemeler ve yapılışı :
3 kg çilek
2 kg şeker
Yarım limon

Çilekleri ve şekeri tencereye kat kat koyup 8 - 10 saat bekletiyoruz. Daha sonra  orta büyüklükteki ocağın altını tam açık olarak yakıyoruz. Kaynamaya başladığı anda tam olarak kısıp saatimizi  45 dakikaya ayarlıyoruz. Bu arada üzerinde oluşan köpükleri ara ara alıyoruz. 45 dakika sonra yarım limon suyu sıkıp 5 dk daha kaynatıyoruz. Ve bir taraftan kaynamaya devam ederken kavanozlara doldurup, kuru peçeteyle etrafını silip kapağı kapatıp, ters çeviriyoruz. Yukarıda da dediğim gibi soğuduktan sonra serin ve karanlık yerde saklıyoruz.





  


  






                    Bu işleme tam bir ÖCE işi oldu. Ebru başladı Cansu devam etti ben de  bitirdim:)) 
   













   Kavanoz süsleme alışkanlığınız yoksa başlayın derim. İllaki zoru seçmeye gerek yok. Bir kumaş parçası ( pazarda 1 – 2 liraya harika parça kumaşlar kumaşlar satıyorlar)birkaç paket lastiği, bir parça ip tamam. Olmadı; kumaş bulamadınız biraz  kurdele belki bir iki boncuk. Hele çocukları da işe katarsanız işte o doyulmaz keyif :))

                                                             Bereketi Bol Olsun...