nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

29 Aralık 2016 Perşembe

Bir Kavanoz Hatıra

             






                       







Sakladım seni 2016 :))
    2016' nın hatıraları bu kavanozda birazda 2015. Çocuklar küçükken hatıra kutuları vardı hala da saklarız. Doğduktan itibaren bir sürü anı. İlk olan veya en çok sevilenlerden oluşan. Aslında her annenin sakladığı ne varsa onlardan işte bizimkiler de tabi ben biraz abartmış olabilirim :)) belki biraz fazla da abartmış olabilirim hatta çok fazla abartmış da olabilirim ya neyse :))

    Zaman zaman açıp bakıyoruz, kokluyoruz, bol bol konuşuyoruz. Artık kendileri de bir şeyler eklemeye başlayınca, kutular doldu, başka başka kutular eklendi, ay yıl sırası karıştı, yeniden düzenlemeler tekrar elemeler falan böyle bir döngü bizimkisi :)) kızlar büyüdükçe biriktirilecekler de küçüldü , geçen yıl bir yerde böyle bir kavanoz görünce çok beğendim ve bu kavanozu hazırladım. 2015 'in ikinci yarısından itibaren ve 2016 dan anıları sakladık buraya. 

    Özel geçen zamanlardan bir kaç fotoğraf, biletler, bazı yemek fişleri, kurumuş çiçek , yaprak, vs. bizim için anlamı olan ve unutulmasını istemediğimiz görünce de " aaaa..." dedirtecek anılar.

   Yüce Allah hepimize güzellikler ve sağlıklı, hayırlı, uzun ömürler versin. 
Her gelen yeni gün, her gelen yeni yıl bir öncekinden daha hayırlı, daha mutlu, daha sağlıklı, daha barışık olsun. Amin.

     

                   











Sevgiyle Kalın...

21 Aralık 2016 Çarşamba

Çiçek Boyunluk








Merhabalar, güzel, sevgi dolu, barışık gün günler dileklerimle…

   Yedi sekiz aydır , bir kitap okuyorum. Siz de okumuşsunuzdur belki. Bitmek bilmedi demiyorum, bitirmiyorum, bir iki sayfa okuyorum, bazı cümlelerin altını çiziyorum ve o kadar uzun uzun düşünüyorum ki  o  okuduğum bir süre yetiyor. Sonra dönüyorum çizdiğim yerleri tekrar okuyorum bir döngüdür gidiyor. Genel olarak kişisel gelişim kitaplarından , tanımadığın insanların, tanımadığı insanların hayatına dokunuşu sebebiyle bir rahatsızlık duyarım  ve  çok hazetmem ancak bu  kitabı  tamamen bitirince  yine dönüp dönüp okurum gibi geliyor. 
    Aslında çok bildiğimizden öte bir şeyler yazmıyor ama öyle etkileyici geliyor ki, okurken bazen niye ben düşünemedim diyorsun bazen de işte bu ancak bu kadar güzel anlatılırdı diye hayran oluyorsun.

Çocuklarının büyüyünce hayal ettiğin yetişkinler olmalarını sağlamanın en iyi yolu, onların olmalarını istediğin yetişkin haline gelmendir.

  Mesela bu cümle beni benden aldı. Evet hep doğru model olalım deriz olmaya da çalışırız ama bilmiyorum bu şekilde okuyunca insan daha bir kendisine ve beklentilerine bakma ihtiyacı duyuyor.

Bir hata yaptıklarında neyi yanlış yaptıklarını öğrenmelerine yardımcı ol ve sonra ilerle. Ve asla olumsuz ya da tenkit edici lisan kullanma. Çocukları azarlamak içlerine doğru büzüşmelerine sebep olur ve onları özel kılan yegane ışıklarını söndürür. Markette ebeveynlerinin çocuklarına en aptalca kazalar yüzünden bağırdıklarını duyuyorum da. Bu,  kendilerini toplaması gerekenlerin çocuklar değil, ebeveynler olduğunu gösteriyor."


Bu cümleyi okumadan birkaç gün önceydi ve gerçekten aptalca bir sebeple alışverişte kızıma bağırmıştım sonrasında çok üzülmüş ve hemen özür dilemiştim. Sonra bu cümleyi okudum içime işledi, kızıma da okuttum . Tabi bu durumun kızçemin  " ya işte öyle " deyip nasıl hoşuna gittiğini söylememe gerek yok sanırım :)) 

“ Çocuklarına verebileceğin en iyi hediyenin  zaman olduğunu asla unutma . “

“ Çocuklarının yetiştirilmesinin sorumluluğunu  ulusal televizyonların program yönetmenlerine bırakan çok sayıda aile var.Ve bana göre bu bir suç.”

“ Çocuklarınızla iyi vakit geçirin. Göz açıp kapayıncaya kadar büyümüş olacaklar.”

        Diye son bir alıntı yaparak bitireyim neden bu yazıyı yazdığımı bilmeden. Oysa ben sadece bu çiçek boyunluğu paylaşacaktım niyetim bir merhaba demekti, sonra ne oldu bilmiyorum yazarken dinlediğim müzikten mi ülkemizin son günlerdeki geçirdiği süreçten mi kendimi yazdıklarımı okurken buldum. 










          Çiçek boyunluk, atkı, kolye ne derseniz o :))








    
   Bu güzelliği Derya Baykal 'ın ilk programa başladığı yıllarda bir hanım göstermişti. Boyuna dolanan zincirler bu fotoğrafta olduğu gibi çiçeğin içinden çıkıyordu. Doğrusu bu hali  çok hoşuma gitmedi, ben de aşağıdaki gibi çiçeğin altına bir halka yapıp oradan çıkmasını sağladım. Böylece çiçeğimizin görüntüsü daha güzel oldu diye düşünüyorum :)




















   Kitabın üzerindeki 10 kuruşa dikkat ettiniz mi ? Kitabı bir yıl kadar önce aldığımda indirimdeydi ve çok ucuzdu. 2007 baskılı, o  zaman 9.90 liraymış. Ve anladığım kadarıyla 10 kuruşu bu şekilde iade yolu seçmişler. Ne kadar ince ne kadar akıllıca bir tavır  daha ilk görüşte hayran olmama sebep oldu . Kitabı sırf o 10 kuruş yüzünden aldım dersem yalan olmaz.



8 Aralık 2016 Perşembe

Oje ile Çiçek Yapımı









     Yıllar önce pikniğe gitmiştik . Kambur Söğüt diye bir yer bizim oralarda. Her doğa buluşmamızda olduğu gibi o gün de yemek sonrası yürüyüşe çıkıp dal taş ne varsa işe yarayan toplamak istemiştik. 
    Kurumuş dere yatağı gibi bir yerde dolaşıyoruz, kızkardeşim “ Aaa! taş delik “ dedi attı elinden bu güzelliği. Ben de bir heyecan “ nasıl delik ,delik taş olur mu “ falan diye telaş. "delik işte " dedi.  "yok dedim bulalım onu merak ettim."Araya araya bulduk ve ben hayran oldum. 
    Nasıl bu hali almış çook merak ediyorum.  O kadar çok sevdim ki yirmi yılı aşkın zamandır hep en güzel şekilde süsledim, seyrettim. Biraz da böyle dursun bakalım :)) size daha önce taş devrinden kalma olabileceğimi söylemiştim değil mi :))



















































video




Uzun zamandır özendiğim bu çiçekleri en sonunda yaptım. 

 Tabi biraz sabır ve uğraşla :)) Benim ki oldukça acemice biraz sabırsızlıktan sanırım... Yapımı için basit bir video çektik. Fotoğraftan çok daha zormuş bu iş. Ev halkıma teşekkür ediyorum, onlar çekiyor ben beğenmiyorum onlar çekiyor ben beğenmiyorum :)) Oldu sonunda galiba. 


        Hayırlı cumalar, sevgiler selamlar...


buradan  harika örneklerini görebilirsiniz.

5 Aralık 2016 Pazartesi

Örgü Puf



                                      


Yine mi ? Yeniden mi? Yoksa kaldığı yerden mi? İşte öyle bir şeyler…

Yaklaşık  sekiz aydır, elim elim üstünde elim dizim üstünde mevlitte oturur gibi oturduktan sonra :))  hadi Bismillah ...

    Hiçbir hobi yapmadan,  neredeyse hiç okumadan neredeyse hiç yazmadan öylesine geçen bir zamandı.  Söyleyecek hiçbir sözüm, yapacak hiçbir işim kalmamış gibi hissediyordum . Buraya dahi tekrar döner miyim ondan bile emin değildim. Aylardır eşim ve kızlarımın itelemesiyle tamam artık  tekrar başlıyorum deyince evde resmen oley dendi. Her birinde “bizi rahat bırakacak artık “ deyip bir sevinme ki sormayın :))  Şurada bir şeyler yazdığımı gördüklerinde de evde farklı bir ışık oldu bunu hissettim.

  Şaka bir yana bloğumu ne kadar sevdiğimi ve beni ne kadar mutlu ettiğini bilmelerinden hep bu sevinmeler. 

   
Bir kez daha anladım ki hobiler hayata renk katıyor.


   Aslında birkaç ay önce niyetlenir gibi olmadım da değil, o korkunç darbe girişiminin ardından herkes gibi ben de çok üzgündüm ve üzüntümü, umutlarımı, korkularımı, güvenimi yansıtan birkaç yazı yazmıştım fakat bir türlü paylaşamadım. Allah yardımcımız olsun, çok  zor günler geçiriyoruz. İç dış her yanımız düşman dolmuş. İnsan kime güveneceğini bile bilemiyor, kimin ne niyeti var anlamak çok zor. 
   
    Devletimiz, ülkemiz, gücümüz , duamız büyük; Allah’ ın izni ile bu günler de geçecek. 


Bu zaman zarfında gerek instagramdaki açık hesabımdan, gerek DM yoluyla gerekse blogtan  ve de mail yoluyla ulaşan, soran, merak eden   arkadaşlarıma ayrıca  çok çok teşekkür ederim. Mümkün olduğunca cevap yazdım biliyorsunuz, ama arada yazamadığım da oldu, özür dilerim. Ve biliyorum ki  sessizce sadece kalbiyle yanımda olan arkadaşlarım da çok fazla var . Seviyorum sizi tüm gönlü güzel arkadaşlarım, tekrar burada olmak çok güzel. Her şey için teşekkürler...




     Daha önce de söylediğim gibi  ( burada ) şu meşhur  puftan örmek istiyordum istiyordum da Öce farkı olmalıydı:)) Bildiğiniz üzere aynılıklardan hiç hoşlanmıyorum.  Doğallığından dolayı  çok severek kullandığım kınnap ipiyle başladım ben de. Örmesi çok zor fakat çok keyifli oldu. Aslında çoook uzun zaman olmuştu başlayalı da işte...   Sonunda bu hafta sonu tamamlayabildim. 

                                          Sevgiyle Kalın... 


                 































































13 Nisan 2016 Çarşamba

Minik Tuzlu Kek ve Çilek Kompostosu












                                                 Merhabalar,

   Son zamanlarda favorimiz olan minik tuzlu kekleri paylaşmak istiyorum bu gün.  Hem kolay yapımı, hem de harika lezzetiyle tavsiye ederim.


3 yumurta      
1 bardak süt
Yarım bardak sıvı yağ
1 bardak ezilmiş beyaz peynir veya lor
1 bardak rendelenmiş kaşar peyniri
Yarım demet maydanoz
Tuz, karabiber, pul biber
1 paket kabartma tozu       
2 bardak un

Malzemeler sırasıyla karıştırılır. Küçük kaplara konup sıcak fırında  (200 derece ) pişirilir. Bu ölçülerden 12 adet oluyor.
Tarif Kaynak : Cahide Sultan





























    Bir de çilek kompostosu tarifim var ki müthiş güzel oluyor. Neredeyse tüm yaz meyvelerinde olduğu gibi çileği de pişirmeden komposto yapıyorum. İçeceklerde  meyvelerin tadını hissetmeyi seviyorum. 

Yarım kg. çilek
1 bardak şeker
1 litre su
1 limon suyu 

Su ve şekeri bir kavanozda karıştırıp, küçük küçük doğranmış çilekleri katıyoruz. Kapağını kapatıp bir  gece buzdolabında bekletiyoruz. Servis yapmadan yarım saat önce limon suyunu katıp afiyetle içiyoruz.








Sevgiyle Kalın...





5 Nisan 2016 Salı

Örgü Ev ve...








    Sosyete iğnesi diye bir şey yapmışlar arkadaşlar, alın gözünüz gönlünüz açılsın, mübarek iğne değil adeta dikiş makinesi kendi kedine dikiyor sanki. Sosyetik isimleriyle anılan hiçbir şeyden haz etmem ama bu sosyete iğnesini çok sevdim. Birkaç ay önce göz muayenesine gittiğimde doktoruma dedim ki iğneye iplik geçiremiyorum galiba yakına da bozuldu gözlerim. Elime bir kağıt verdi mesafeyi ayarladı okuyun dedi. “ bu yazıyı okuyabiliyorsanız henüz yakın gözlüğüne ihtiyacınız yoktur "yazıyordu ve muayeneden sonra iki yıl daha ihtiyaç duymazsınız dedi. Demek ki dedim gözlerim iyi iğnenin deliği küçülmüş :))  Tek tuhafiyecimize gittim ve dedim ki yurdusu büyük bir iğne istiyorum. O zaman sana sana sosyete iğnesi verelim dedi. Aman dedim bu sosyetenin iğnesi de mi  varmış? Aldım geldim nasıl güzel nasıl kolay dikiyor, ip bir kerede geçiyor . Kumaşta kayıp gidiyor adeta. Demek ki sorun iğnedeymiş dedim ama hala mutfak rafında büyüteç duruyor şu paketlerin üzerindekileri okuyabilmek için. O zaman gözümde sorun yoksa o paketleri niye okuyamıyorum. Sosyetik paket yazısı da yapıyorlar mıdır bir de market çalışanlarına soracağım varsa bulcam alcam gözümüz gönlümüz açılsın bu nedir ya :)) 

   Her neyse gelelim evimize, böyle küçük küçük işler yapmayı seviyorum. Küçük bir lavanta kesesi olarak örüp kızların dolabına asmaktı niyetim ama istediğimden büyük olunca içine elyafla birlikte yine lavanta koydum da dolabın içine koymaya kıyamadım. Şimdilik galiba evimiz evimizin içinde dolaşacak :))







                                        İnstagram Günlüğüm... 





   Şu parçayı 50 kuruşa pazardan almıştım, incecik triko gibi bir şey, kenarlarını oyaladım diz battaniyesi yaptım. 









Bu kumaşlar da  5 parçadan oluşan bir kartelaydı  ve beşi toplam 50 kuruştu yani tek parçası 10 kuruşa geldi. Oyaladım ve çok sevdim. 







Sehpamıza biraz renk kattım :)) 






















                                                       Sevgiyle Kalın...