13 Ekim 2017 Cuma

Benim Küçük Dostlarım







             




" Lütfen çiçek ve çelenk göndermeyiniz.  .... bağışta bulunabilirsiniz. "

     Gazetelerin ilan sayfalarında sıkça rastladığımız bu cümlelerin çıkışının yada nasıl söyleyeyim kaynağının hep bir  kurumsal bir karar olduğunu düşünürdüm. Yani yardım kuruşlarının veya vakıfların ayakta kalabilmesini sağlayacak en büyük kaynak olan bağışların  bu şekilde de halka tavsiye edilmesinin bir öğretmenin fikri ve çabaları üzerine olacağını hiç düşünmezdim.     


    Okudukça hayran olduğum  satırlar. Bu muhteşem anıları , ilk 4 yıl önce altını çize çize okuduğumda hayran olmuştum , şimdi yine aynı keyif ve aynı hayranlıkla tekrar  okuyorum. 

...

Yıl  1956...
O yıl çocuklarımla " sınıf dışı " da hayırlı çalışmalar yapıyorduk. Mesela pek genç yaşımdan beri, çeşitli yazılarımda , salon ve radyo konuşmalarımda sık sık üstünde durduğum bir fikri, bir emelimi ancak o sene, o okulda uygulamaya koyabilmiştim.
Tutunduğum fikir şuydu:
" Cenazeye çelenk göndermek yerine, çelenk parası ile yoksul çocuklara yardımda bulunmak, bu dünya için de öbür dünya için de daha yararlı, daha hayırlıdır. "


















  " Çocukları pek severim. Hayatta her insanın bir zaafı, bir iptilası vardır. Benim tek büyük zaafımda - Niçin itiraf etmemeli...- Çocuk sevgisidir! Ve bu aşk yüzünden ışık çevresinde dönen pervane misali öğretmenlik mesleğine tutulup kalışım bundandır.
   Yanlız sevimli, terbiyeli,zeki ve çalışkan olanları değil,- Böylesini herkes sever !- ben sevimsiz, somurtkan, haylaz, hatta aptal çocukları da severim. Bana " Öğretmenim !" diyen ses, beni "Annem!" diye çağıran ses kadar sevgili ve kıymetlidir. "

Daha kitaba başladığı bu cümlelerle beni benden aldı.

Ne büyük bir gönül. Allah, vesile olduğun tüm hayırları ahirette karşına çıkarsın , iyi ki bu dünyadan geçmişsin, iyi ki var olmuşsun Kadın Yazarların Annesi  Halide öğretmen.

  

10 Ekim 2017 Salı

Defter Kaplama










       




    Ah !  Silikon tabancası olmasan ne yapardım bilmiyorum :)) İyi ki varsın ne diyim :)))

    Hiç birini  sonuna adar kullanmasam da seviyorum defterlerimi. Hele hele süslemeyi daha bir seviyorum. Karar verdim bu güzelliği burası için notlar almakta kullanacağım.


Giriş silikon tabancasına hitaben olunca :) merhabam eksik kaldı ama herkese harika bir gün diliyorum...


























  











            Ocakta aşure kaynaya dursun benim yaptığıma bakın :)











Ennn  sevdiğim defterim, geçen yıl örmüştüm kabını.


   

6 Ekim 2017 Cuma

Telefondan Blog paylaşımı









Merhabalar, 
Bu deneme amaçlı telefonumdan yaptığım bir paylaşım umarım başarılı olurum. Fotoğrafların netliği konusunda hiçbir fikrim yok doğrusu. Telefonumdan rastgele seçtim. Böyle bakınca güzel görünüyor ama PC de  netliği nasıl olur bilmiyorum. 
Ay kasıldım birden yazarken 😊 ama başarılı olursa paylaşımım, sanırım instagram gibi burasını sıkça kullanacağım. 😀 şimdi paylaşımımı adım adım screenshot alıp aşağıya ekleyip telefondan blog paylaşımı yapmak isteyen arkadaşlarıma yol göstermeye çalışacağım.
Herkese çok sevgiler💕











Dosya seçten ,
Belgeleri seçiyoruz.


Galeriden fotoğrafları seçiyoruz.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Kaneviçe








Günlerden 4 Ekim  bloğumda 4. yılımı doldururken, merhaba merhaba merhaba ve yeniden merhaba,


Rahmetli teyzem görse bu işlememi ellerime iğneyi batırırdı herhalde:))
 Ne zormuş kanaviçe işlemek . Daha küçük bir kız çocuğuyken teyzemin işlemelerini izlerdim, hızlı hızlı, renk renk öyle güzel işlerdi ki gözüme çook kolay görünürdü. Hemen yapabilirmişim gibi gelirdi. Geçen aklıma geldi gittim aldım bu kaneviçelikten çok da az vardı tuhafiyede  " ah dedim keşke çok olaydı alırdım bol bol işleme yapardım. Perde işlerdim, karyola eteği işlerdim , yastık işlerdim." Ama o öyle kolay değilmiş şuncağızı zor işledim.
 Nasıl yapıyorlarmış büyüklerimiz bilmiyorum sabır işi dikkat işi, ince iş, çok ince.  Neredeyse son yirmi yıldır böyle bu şekilde işleme yapan hiç kimseyi sizi bilmem ama ben görmedim. 


   İşleme benim hobi dünyamda çok az yer alır. Ortaokuldayken el işi dersimizde Çin İğnesi yapmamızı istemişti öğretmenimiz, bir iki gösterdi ders bitti zaten."Evde işleyin" dedi. Bir türlü yapamıyorum annem de bilmiyor ki öğretsin. Teyzemi çağırdık genç bir kız henüz, dikiş nakış kursunda öğrenmişti, gösteriyor yapamıyorum "bana göre yapıyordum da:)" gösteriyor yapamıyorum batırıveriyordu elime iğneyi ." Bak iğneyi batırdıkça ne güzel oluyor " diye de muzipçe gülüyordu. Rahmetli, onca sıkıntılarına rağmen çok şakacı, deli doluydu bütün hayatı boyunca. O gün bugündür gerçekten  muziplik olsun diye mi sıkılıp da bir an önce bırakmak istediği için mi o iğneleri elime batırdı bilmiyorum:) 
Neyse işte çarpuk çurpuk da olsa hevesimi alacak kadarını yapabiliyorum ya bu da yeterli benim için.

Bu küçük parçadan çok sevdiğim bir şey yapmaya niyetliyim. Günlerdir bu şekilde bekliyor, nasipse bir daha ki yayında paylaşırım. 
 Herkese çok çok selam :))
Ha bu arada kaneviçe yolmaya beklerim :)) nasıl olacak çok merak ediyorum.  




























Kaneviçe Şablon Kaynak: Pinterst  & Diyideas. ru

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Örgü Çanta



           











   Mübarek Berat Gecemizin, hayırla, hayırlı  dualarla, günahlarımızın affıyla ve huzurla geçmesini dilerim.Her daim Sana sığınıyoruz Yarabbim, bizi doğru yolundan ayırma , bizi herkesin, her şeyin hayırlısıyla karşılaştır, her an yardımcımız  ol  Allahım. Amin.



                             

                          Merhabalar,

  Çantamı öreli üç hafta kadar oldu. Astarlaması, dikmesi , fotoğraflaması derken ancak paylaşabiliyorum. Kullanırım umarım. Şimdilik sevdim ama biraz küçük gibi geliyor, göz kararı örünce tam ayarlayamadım sanki, olmadı yünlerim, el işlerim için olur. 
























Selam ve sevgiler gönlü güzel gönülden arkadaşlarım...

2 Mayıs 2017 Salı

Gelecekten Anı

















    Günlerden bir gün hafif bir rüzgar esiyor, sabah güneşi düşmüş bahçeme. Kahvenin kokusu  toprak kokusuna karışmış. Çimleri sulayan fıskiyeden arada bir gelen su taneleri tenime değdikçe gülümsüyorum.


     Masada beyaz papatyalar pırıl pırıl , zaten tüm bahçeme de beyaz çiçekler serilmiş, yemyeşil çimenleri çevrelemiş  yaz kış yemyeşil ağaçlar.  Bir köşesinde kiraz ağacı çiçeklenmiş, altında bir tekini bile koparmaya kıyamadığım sıra sıra gelincikler. Gözüm papatyalarda ve vazonun altındaki bu örtüde. Elimi uzatıp kırışıklığını düzeltiyorum,   seviyorum  aslında. Elim, örtü ve kalbim arasında bir an canlanıyor. Yine  sabah güneşinin yüzüme vurduğu bir günde kahvemi yudumlarken  bu anı hayal ederek nasıl ilmek ilmek  ördüğümü hatırlıyorum.

      Ben ördüm, hayalini kurdum, kenara koydum,  hatta bir anı gibi hem yüreğime hem buraya yazdım. Gerisi  nasip, hayırlısı Allah 'tan.

















Model Kaynak : Anabeliahandmade.blogspot


2 Nisan 2017 Pazar

Leblebiden Kurabiye


 






Merhabalar güzel arkadaşlarım,  harika bir hafta olması dileklerimle .

        Kurabiye tarifimi yazacağım ama öncelikle size bir şey sormak istiyorum. Meltemin evi arkadaşımız Meltem bloğunu mu kapattı bilginiz var mı ? Kendisine ne blogtan ne instagramdan ne de mail adresiyle ulaşabiliyorum. Bloğuna davetli değilsiniz diyor, İnstagram hesabı yok, sanırım kapattı, maille de ulaşamadım sanırım onu da kapatmış. Merak ediyorum çok, hiç habersiz aramızdan tamamen ayrılmış olması endişelendiriyor. Bir bilginiz varsa ve de paylaşmanız da sakınca yoksa lütfen yazın.
      Bu yazımı okuyorsan Meltem lütfen bir haber ver. Tekrar aramızda olmanı çok isterim hiç olmazsa  bir haberini almayı.

.........................................................................................................................



Bu kurabiye tarifini kardeşim verdi o da arkadaşından almış. " Mutlaka yap ablacığım, çok güzel oluyor" dedi. Yaptım ve gerçekten çok güzel oldu.


1,5 bardak leblebi unu . (Yine  1,5 bardak  leblebiyi rondodan geçirerek elde ettim. )
1 bardak sıvı yağ
1 bardak pudra şekeri
aldığı kadar un.

 Leblebi unu şeker ve sıvı yağı karıştırıyoruz azar azar unu ekleyip hamur halıine gelince minik minik yuvarlaklar yapıp 180 derece sıcaklıktaki fırında üzeri çatlamaya başlayana  kadar pişiriyoruz. Kızarmasını beklemeye gerek yok, üzeri çatlasın yeterli.














Bereketi Bol Olsun. Sevgiyle Kalın...



31 Mart 2017 Cuma

Telefon Standı











    Eskiden ne güzel okurdum bir tarifi ya da defterime yazardım üç gün sonra bir daha hiç bakmadan yapıverirdim. Ne olduysa oldu 40 yaşımı geçtikten sonra , değil üç gün  üç dakika sonra unutuyorum . Bir tarif yapacağım dönüp dönüp bakıyorum. Sağ olsun instagram çıktığından beri de bütün tarifler hem de videolu olunca telefonda kayıtlı. İzle izle yap keyfine doyum olmuyor. Zaten bu yüzden de hafızamızı kullanamıyoruz ya neyse:))
    
    İşte ben de alıyorum telefonumu ya mutfak dolabının içine koyuyorum o zaman da açık kapağı unuttuğumda başımı çarpıyorum :)) ya da tezgahın üzerine bir köşeye bırakıyorum ki o zaman da eşim " Telefonun üzerine su gelecek,  üzerine bir şey düşecek" deyip rahat bırakmıyor :)
    
     En sonunda yaptım kendime bir telefon standı mı desem, telefonluk mu desem, telefon tutacağı mı desem uzaar gider  işte öyle bişey. Oh çok rahatmış. Eşim rahat, ben rahat, telefon rahat. Hazır olanlarından daha güzel oldu sanki. Mis mis. Mini fırın üzerinde çiçeklerimin arasında yer  de buldu kendine :) Tavsiye ederim gerçekten, iki parça tahta, iki menteşe tamam.
     
     
















































 ÖCE yazısını  A4 ' e çıktı aldım. Kenarlarını ocakta yaktım. Granül kahveyi eritip kağıdı renklendirdim :)