31 Mart 2017 Cuma

Telefon Standı











    Eskiden ne güzel okurdum bir tarifi ya da defterime yazardım üç gün sonra bir daha hiç bakmadan yapıverirdim. Ne olduysa oldu 40 yaşımı geçtikten sonra , değil üç gün  üç dakika sonra unutuyorum . Bir tarif yapacağım dönüp dönüp bakıyorum. Sağ olsun instagram çıktığından beri de bütün tarifler hem de videolu olunca telefonda kayıtlı. İzle izle yap keyfine doyum olmuyor. Zaten bu yüzden de hafızamızı kullanamıyoruz ya neyse:))
    
    İşte ben de alıyorum telefonumu ya mutfak dolabının içine koyuyorum o zaman da açık kapağı unuttuğumda başımı çarpıyorum :)) ya da tezgahın üzerine bir köşeye bırakıyorum ki o zaman da eşim " Telefonun üzerine su gelecek,  üzerine bir şey düşecek" deyip rahat bırakmıyor :)
    
     En sonunda yaptım kendime bir telefon standı mı desem, telefonluk mu desem, telefon tutacağı mı desem uzaar gider  işte öyle bişey. Oh çok rahatmış. Eşim rahat, ben rahat, telefon rahat. Hazır olanlarından daha güzel oldu sanki. Mis mis. Mini fırın üzerinde çiçeklerimin arasında yer  de buldu kendine :) Tavsiye ederim gerçekten, iki parça tahta, iki menteşe tamam.
     
     
















































 ÖCE yazısını  A4 ' e çıktı aldım. Kenarlarını ocakta yaktım. Granül kahveyi eritip kağıdı renklendirdim :)  





24 Mart 2017 Cuma

Baharatlı Tavuk












Ekmeğin arasına soğuk bir şeyler koyup yemeyi seviyorsanız hiç durmayın hemen yapın derim. Koyun buzdolabına, yarın dilimleyin çoluk çocuk acıkan alsın birkaç dilim doyursun karnını, ister ekmek arasına ister salata üzerine .

Tarifin aslı burada.Nermin Hanım yapmış, benim de aylar önce görüp kaydettiğim ancak yapmam nasip olan nefis bir lezzet. Dayanamayıp sıcakken de tattık o da nefisti nefiss.



Malzemeler:
2 parça tavuk göğsü
4 kaşık hardal
1 tatlı kaşığı pul biber veya toz kırmızı biber
1 tatlı kaşığı nane
1 tatlı kaşığı kekik
1tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
 çeyrek demet maydanoz

İlk önce tavuk parçalarının her tarafına hardalı sürüyoruz daha sonra da diğer bütün malzemeleri bir kasede karıştırıp etlerin her tarafına yine buluyoruz.

180 derece ısıtılmış fırında 30 dakika pişiriyoruz ve fırını kapatıp hiç kapağını açmadan 5 dakika daha bekliyoruz.

İyice soğuduktan sonra üzerini streç filmle kapatıyoruz ya da poşet geçiriyoruz. Bir gece buzdolabında bekletiyoruz. Ertesi gün incecik dilimler haline getirip servise sunuyoruz.




















22 Mart 2017 Çarşamba

Brüksel Lahanası Turşusu










           Koskocaman kışta bir lahana turşusu yapmayıp baharı bekledim ama değdi :))

      On gün kadar önce Almanya' da olan komşum aradı " Brüksel lahanasından bir turşu yaptım bir turşu yaptım, nasıl güzel oldu, kütür kütür, hatta şu an senle konuşurken yiyorum dedi". Sağ olsun huyudur ne zaman arasa ya yemek yer, ya kahvaltı eder  ya da kahve içer , bi yerden çağrışım yapıyorum herhalde aklına geliveriyorum :)

   Neyse sözün kısası verdi tarifi " bildiğin lahana turşusu o kadar " dedi. Ben de size tarifi öyle vereyim bildiğiniz lahana turşusu  :))

Yine de bilmeyenler için:

2 litrelik kavanoza; 
Brüksel lahanası ve dilimlenmiş havuçları doldurdum.
3 yemek kaşığı tuz
1/2 çay bardağı sirke
2 diş ezilmiş sarımsak
20-25 tane karabiberi ( isteğe bağlı, olmasa da çok fark etmez )
 suda karıştırıp döktüm üzerine.

Not : İlk yaptığım turşuya kereviz yaprakları da koymuştum ama tadı çok baskın geldi, o yüzden bu yaptığıma tekrar koymadım.

Yapması bu kadar kolay da olsun diye beklemesi biraz zor :)) 






























                             Sevgiyle Kalın...

           

20 Mart 2017 Pazartesi

GÜNESÜRGÜN











    

       Kitap okumak güzel, arkadaşının kitabını okumak daha güzel.
Derin 'in kitaplarında en sevdiğim; alıyorsun çayını, kahveni açıyorsun kitabı herhangi bir yerinden bir iki hikaye okuyorsun bırakıyorsun. Sonra tekrar bir ara dönüp yine açıyorsun, kaldığın yerden değil herhangi bir yerden başlıyorsun okumaya. Aaa !.. daha önce okuduğun hikayeye rast gelirsen "Olsun bi daha okuyayım nolcak ki :) " diyorsun devam ediyorsun.
     Sıkılmadan, keyifle...

































                             








                                                         



                                    GÜNDOĞUMU
 ...
    Ağaçlar, yeşillikler, karşı tepeler sisin arkasından meydana çıkıyor. Tarla kuşları avaz avaz. Sert kanat sesleri. Derin derin soluklanıyorum. Sis havada parçalanıyor, uçuşuyor, yükseliyor, dağılıyor, kayboluyor.
    Güneş yüzümü aydınlatıyor. Doğaüstü bir huşu içindeyim. Tabiat ana yeni bir güne böyle başlıyor. Ben de ! 


   İlk sayfanın son paragrafı. Okuduklarım içinde sanırım en sevdiğim yazı bu oldu . Derin kitabını tanıtırken bazı hikayelerini kendi hayatından bazılarını da çevreden etkilenerek yazdığını söylemişti. Doğrusu ben bu ayırımı yapamadım ya da yapmak istemedim. Hepsini yaşamış da olabilirdi hepsi kurgu da.  Okurları olarak bizler onun, şiirleri, denemeleri, hikayeleri, kurguları, anılarıyla yazdığı her yazısını, her kitabını seviyoruz.
     Son yazısı " Dero" tüm  kitabı toparlayarak, şiirleri ve yine jestleriyle de renk katmış. Teşekkürler Derin.