nazar için:

Felak Suresi Anlamı: ( Ey Muhammed ! ) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

Nas Suresi Anlamı : ( Ey Muhammed ! ) De ki : Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine ), insanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine ( kötü düşünceler ) fısıldar. Gerek cinlerden gerek insanlardan ( olan ) bütün vesvesecilerin şerrinden Allah ‘ a sığınırım.

Peygamber Efendimiz iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki; “bu iki sure ile belarlardan, nazardan korunun ! hiç kimse bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz. “ ( Ebu Davud )

24 Mart 2017 Cuma

Baharatlı Tavuk












Ekmeğin arasına soğuk bir şeyler koyup yemeyi seviyorsanız hiç durmayın hemen yapın derim. Koyun buzdolabına, yarın dilimleyin çoluk çocuk acıkan alsın birkaç dilim doyursun karnını, ister ekmek arasına ister salata üzerine .

Tarifin aslı burada.Nermin Hanım yapmış, benim de aylar önce görüp kaydettiğim ancak yapmam nasip olan nefis bir lezzet. Dayanamayıp sıcakken de tattık o da nefisti nefiss.



Malzemeler:
2 parça tavuk göğsü
4 kaşık hardal
1 tatlı kaşığı pul biber veya toz kırmızı biber
1 tatlı kaşığı nane
1 tatlı kaşığı kekik
1tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
 çeyrek demet maydanoz

İlk önce tavuk parçalarının her tarafına hardalı sürüyoruz daha sonra da diğer bütün malzemeleri bir kasede karıştırıp etlerin her tarafına yine buluyoruz.

180 derece ısıtılmış fırında 30 dakika pişiriyoruz ve fırını kapatıp hiç kapağını açmadan 5 dakika daha bekliyoruz.

İyice soğuduktan sonra üzerini streç filmle kapatıyoruz ya da poşet geçiriyoruz. Bir gece buzdolabında bekletiyoruz. Ertesi gün incecik dilimler haline getirip servise sunuyoruz.




















22 Mart 2017 Çarşamba

Brüksel Lahanası Turşusu










           Koskocaman kışta bir lahana turşusu yapmayıp baharı bekledim ama değdi :))

      On gün kadar önce Almanya' da olan komşum aradı " Brüksel lahanasından bir turşu yaptım bir turşu yaptım, nasıl güzel oldu, kütür kütür, hatta şu an senle konuşurken yiyorum dedi". Sağ olsun huyudur ne zaman arasa ya yemek yer, ya kahvaltı eder  ya da kahve içer , bi yerden çağrışım yapıyorum herhalde aklına geliveriyorum :)

   Neyse sözün kısası verdi tarifi " bildiğin lahana turşusu o kadar " dedi. Ben de size tarifi öyle vereyim bildiğiniz lahana turşusu  :))

Yine de bilmeyenler için:

2 litrelik kavanoza; 
Brüksel lahanası ve dilimlenmiş havuçları doldurdum.
3 yemek kaşığı tuz
1/2 çay bardağı sirke
2 diş ezilmiş sarımsak
20-25 tane karabiberi ( isteğe bağlı, olmasa da çok fark etmez )
 suda karıştırıp döktüm üzerine.

Not : İlk yaptığım turşuya kereviz yaprakları da koymuştum ama tadı çok baskın geldi, o yüzden bu yaptığıma tekrar koymadım.

Yapması bu kadar kolay da olsun diye beklemesi biraz zor :)) 






























                             Sevgiyle Kalın...

           

20 Mart 2017 Pazartesi

GÜNESÜRGÜN











    

       Kitap okumak güzel, arkadaşının kitabını okumak daha güzel.
Derin 'in kitaplarında en sevdiğim; alıyorsun çayını, kahveni açıyorsun kitabı herhangi bir yerinden bir iki hikaye okuyorsun bırakıyorsun. Sonra tekrar bir ara dönüp yine açıyorsun, kaldığın yerden değil herhangi bir yerden başlıyorsun okumaya. Aaa !.. daha önce okuduğun hikayeye rast gelirsen "Olsun bi daha okuyayım nolcak ki :) " diyorsun devam ediyorsun.
     Sıkılmadan, keyifle...

































                             








                                                         



                                    GÜNDOĞUMU
 ...
    Ağaçlar, yeşillikler, karşı tepeler sisin arkasından meydana çıkıyor. Tarla kuşları avaz avaz. Sert kanat sesleri. Derin derin soluklanıyorum. Sis havada parçalanıyor, uçuşuyor, yükseliyor, dağılıyor, kayboluyor.
    Güneş yüzümü aydınlatıyor. Doğaüstü bir huşu içindeyim. Tabiat ana yeni bir güne böyle başlıyor. Ben de ! 


   İlk sayfanın son paragrafı. Okuduklarım içinde sanırım en sevdiğim yazı bu oldu . Derin kitabını tanıtırken bazı hikayelerini kendi hayatından bazılarını da çevreden etkilenerek yazdığını söylemişti. Doğrusu ben bu ayırımı yapamadım ya da yapmak istemedim. Hepsini yaşamış da olabilirdi hepsi kurgu da.  Okurları olarak bizler onun, şiirleri, denemeleri, hikayeleri, kurguları, anılarıyla yazdığı her yazısını, her kitabını seviyoruz.
     Son yazısı " Dero" tüm  kitabı toparlayarak, şiirleri ve yine jestleriyle de renk katmış. Teşekkürler Derin.